Rıza Zelyut:Başbakan bir tabuyu daha yıktı
Kategori: Aleviler, ManşetEklenme Tarihi: Ara 18th, 2010 Ekleyen: sercesme
...

Başbakan Erdoğan’ın bu seneki Kerbela (Muharrem/Aşura) törenlerine katılması; dünkü gazetelerde bir ilk olarak verilmişti.
Sakın ola ki ‘Ne var bunda?’ demeyin. Sıradan Sünni Müslüman; Kerbela’yı daha çok Alevilerle ilgili sanır, o yüzden de olaya soğuk bakar. Buna karşın Sayın Başbakan, bu sene Halkalı’da düzenlenen törene katıldı; Kerbela acısına ortak oldu.
Hatta; Aleviler açısından acı olaylar olan Gazi, Sivas, Çorum gibi katiamları da Kerbela faciası ile özdeşleştirdi. Böylece; Alevilerin duyarlılığı ile kendi duyarlılığını aynılaştırdı. İşte bu haliyle bile olay bir tabunun; yani dokunulmayanın (dinsel statükonun) yıkılması sayılmalıdır.
KERBELA NEDİR?
Kerbela; bugün Irak’taki bir şehirdir. Burası; İslam tarihindeki en büyük kırımlardan birisinin yaşandığı yerdir. Kerbela çölünde; Peygamberimiz Hazret-i Muhmmed’in torunu İmam Hüseyin ile akrabaları kılıçtan geçirildiler.
Tarih 10 Ekim 680 idi.
Daha sonra burada; Peygamber ailesine (Ehlibeyt) saygı duyanlar yerleşip bir şehir meydana getirdiler. ‘Şehitler Şahı’ diye anılan Peygamberimizin kızı Fatıma’nın oğlu Hüseyin, şehit edildiği Kerbela’daki türbesinde yatmaktadır.
OLAY NASIL OLDU?
Hz. Muhammed, 632 yılında Hakka yürüdükten sonra halkın önemli bir kısmının oyu ile İslam toplumunun yönetimine Hz. Ebu Bekir geldi. Ondan sonra Hz. Ömer, sonrasında da Hz. Osman halife oldular.
Halife Osman; yakın akrabası olan Muaviye’nin Şam’da devlet içinde devlet gibi güç kazanmasını görmezden geldi.
Muaviye; Hz. Ali’ye isyan etti ama başarıya ulaşamadı. Hz. Ali, Haricilerin suikastiyle can verince halk, yerine, Ali’nin büyük oğlu Hasan’ı getirdi.
Şam valisi Muaviye ordusuyla; devlet başkanı Hz. Hasan’a saldırdı. Hasan; Müslüman kanı akmasın diye; hilafeti; Muaviye’ye bıraktı. Yapılan anlaşmada; Muaviye’den sonra yerine onun oğlu değil halkın seçtiği birisi getirilecekti.
- – -
Muaviye başa geçince bütün Ali yandaşlarını birer-ikişer ortadan kaldırttı; ölünce de yerine oğlu Yezit oturdu. Böylece İslam’daki hilafet; padişahlığa çevrilmiş oluyordu.
Bu padişahlık sistemine Arap toplumunun önde gelenleri karşı çıktılar. Bunlardan birisi de Hz. Ali’nin küçük oğlu Hüseyin idi. Halife Yezit’in adamları; onu ‘Ya canını alırız, ya Yezit’e evet diyeceksin!’ diyerek Mekke ve Medine’de zorladılar
KUFELİLİK
Hüseyin’e Kufeliler haber salıp ‘Bizim aramıza gel!’ dediler.
Böylece; Hz. Hüseyin Irak’taki Kufe şehrine doğru; babasının başkent yaptığı şehre doğru akrabaları ve çocukları ile birlikte yola çıktı.
Lakin; Kerbela’da önünü halife Yezit’in askerleri kestiler ve ‘Yezit’e baş eğ, yoksa canını alırız!’ dediler.
Hüseyin; ‘Bu zalim ve dinden çıkmış yönetime evet diyeceğime ölürüm daha iyi!’ dedi.
Kufe halkı da sözünden döndü. Sözünden dönmeyen Hz. Hüseyin ise orada şehit edildi.
- – -
Hüseyin’in kesik başı Şam’da Yezit’in önüne tepsi içinde konuldu.
Yezit; mağrur ve mutlu biçimde başladı bir şiir okumaya:
‘Keşke Bedir’de bulunan büyüklerim bugünü görselerdi de benimle övünselerdi. İslam toplumunun ulularını öldürdük; Bedir’in intikamını aldık.’
- – -
Bedir Savaşı’nın intikamını Peygamber ailesinden aldığını sananlara da kalmadı bu dünya. Yezit; kısa süre sonra öldü gitti. Ona alet olanlar da ‘Tevvabun isyancıları’ tarafından cezalandırıldılar.
TÜRKLER NEREDEYDİ?
Kerbela’da Peygamber soyunu kılıçtan geçiren Emeviler, hemen sonrasında büyük ordularla Asya’ya dalıp oluk oluk Türk kanı akıttılar. Türk kanından değirmen döndüren bu zalimlere karşı, Türkler direnirken; kendilerine Ali ile oğlu Hüseyin’in kaderinin çok benzediğini gördüler.
Böylece Türkler büyük oranda Alici, yani Alevi oldular. Türk milletinin Sünnisi de Alevisi de asla Emevi isimlerini çocuklarına vermediler.
Bugün Muaviye ve Yezit isimleri Türkler arasında zalimliği ve küfrü simgeler.
Aslında Alevi; Hüseyin çizgisinde hareket eden ve İslam dinini bir adalet, eşitlik, doğruluk dini gibi gören Müslüman demektir. Türk Sünniler de zaten böyledir.
- – -
Başbakan Erdoğan; Sünni İslam’dan gelen bir siyasetçi olarak Alevi İslam’ın çok önem verdiği bu yas gününe icabet etmekle zihinlerdeki bir yasağı daha yıkmıştır.
Ben olayın siyasi boyutuna değil işte bu tarihsel boyutuna bakıyorum…
güneş
Son Yazıları
- PSAKD Seçimleri ve Fevzi Gümüş Tepkisi (Nisan 8th, 2012)
- “Artık İslam’la vedalaşmak gerekir; çünkü ümmet Yezit gibi bir yöneticiye duçar olmuştur..” (Nisan 6th, 2012)
- Alevi köyünde provokasyon:”Pis aleviler hepinizi yakacağız!” (Mart 31st, 2012)
- Sivas Davası Düştü! (Mart 13th, 2012)
- Suriye’de 3 Gün (Belgesel) (Mart 12th, 2012)
- serdar Doğan: ‘Sivas’ı hatırlamadan bir gün geçmiyor’ (Mart 11th, 2012)
- ‘Din dersi de kaldırılsın o zaman’ (Ocak 28th, 2012)
- Uğur Mumcu’yu kim öldürdü? (Ocak 24th, 2012)
- Türkiye Uğur Mumcu’yu anıyor (Ocak 24th, 2012)
- Sivas Katliamı sanıklarına oturma izni! (Ocak 22nd, 2012)
- Eşitlik, Özgürlük ve Devrim Yolunda 16 Yaşındayız (Ocak 22nd, 2012)
- Özgürlük ve Dayanışma Partisi 16 Yaşında (Ocak 22nd, 2012)
- Şimdi tüm gözler ‘resmi’ isimlerde (Ocak 21st, 2012)
- Bakan Ergin’den ‘Madımak’ açıklaması! (Ocak 21st, 2012)
- Meclis’te Cemevi sorusu (Ocak 20th, 2012)
- Devrimci Yol davası yine ertelendi! (Ocak 20th, 2012)
- Uludere Katliamı unutturulmayacak (Ocak 20th, 2012)
- Alevilerden Uludere ziyareti… (Ocak 20th, 2012)
- Türkiye Hrant için adalet için yürüdü (Ocak 20th, 2012)
- Alevi dedeleri, polise “Aleviliği” anlatacak (Ocak 19th, 2012)
- ‘Kim Alevi, el kaldırsın’ (Ocak 18th, 2012)
- 19 Ocak saat 1′de Taksim’den Agos’a HRANT İÇİN! (Ocak 18th, 2012)
- ‘Anneni TRT’de gördüm Hıristiyan olmuş, ne bu’ (Ocak 18th, 2012)
- Örgüt Hayal’miş!!! (Ocak 18th, 2012)
- Cemevi Başkanın’dan Şok Sözler.! (Ocak 17th, 2012)
- Savcılıkta “Dersim Kaydı” Yokmuş! (Ocak 17th, 2012)
- Dersim’den Bir katliam günlüğü… (Ocak 17th, 2012)
- Büyük Alevi Kurultayı Ankara’da yapıldı (Ocak 16th, 2012)
- BDP’den sonra sıra Alevi örgütlerinde mi? (Ocak 14th, 2012)
- Cemevi yapımı için istenen yere Cami inşaatı başladı (Ocak 14th, 2012)

Sosyal Etiketler:
...

|
|