Ana sayfa
|
Radyo
|
Forum
|
Hesabınız
|
Haber Öner
  
Son Dakika
AleviGundem.com | Alevi Haber – Alevilik – Kızılbaş
Genç ALeviler
Ana sayfa Aleviler Dünya Editörden Kitap Kültür -Sanat Makale Manşet Ozanlar/Deyişler Siyaset Spor
             

PSAKD Seçimleri ve Fevzi Gümüş Tepkisi
Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) seçimleri Ankara’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Canlar...
08/04/12 - 2:00 Yorum sayisi 0(0)
Alevi köyünde provokasyon:”Pis aleviler hepinizi yakacağız!”
Adıyaman’da Alevilerin yoğun olarak bulunduğu Karapınar mahallesindeki birçok evin işaretlenmesinin üzerinden 1 ay...
31/03/12 - 6:19 Yorum sayisi 0(0)
Sivas Davası Düştü!
Sivas’ta, 2 Temmuz 1993′te Madımak Oteli’nin yakılması ve çoğu Alevi 33 aydının ...
13/03/12 - 8:54 Yorum sayisi 0(0)
ÖTEKİLER, ÖTEKİLERE KARŞI
Kategori: Manşet, YazarlarımızdanEklenme Tarihi: Ara 29th, 2010Ekleyen: sercesme
...

Tek dil, tek ırk, tek din ve buna bayrak-ı da ekleyerek zorlama ulusal hassasiyetler üzerinde, Şoven ve Faşizan  siyaset ve Politikalar TC.’nin kuruluşundan bu yana baskılar,  ve katliamlar, Vatan, millet ,Sakarya nakaratlarıyla devam etmektedir.

Zengin halklar mozaiği olan ülkemiz,  zorunlu ulusallaşma süreci dayatılarak, tek ırka dönüştürülmeye,  diğer halkları inkar ve red etme sonucu ırksal temizlik hareketleri, katliam ve genositler yaşanmıştır. Buna bağlı olarak zorunlu tek dillilik de eklenerek süreç içerisinde diğer diller yasaklanmış ve diğer dillerin gelişmesi günlük ve sosyal hayata olduğu gibi edebi hayat da, okullarda, üniversite ve akademilerde yasaklanmıştır.

Yine tek din dayatması ve zorunluğuyla oluşturulan Diyanet İşleri vasıtasıyla, diğer inanç ve dinler ötekileştirilip siyasal linç, saldırı ve katliamlar geçekleştirilmiştir.

Sağ, Sol çatışması olarak lanse edilen, Üniversitelerde ki demokratik mücadele Provoke edilerek, geçmişte olduğu gibi terörize edilmektedir.  Türk-Kürt çatışmasına zemin hazırlamak ve kışkırtmak için “düşük yoğunluktaki çatışmalar” bahane ve gerekçe olarak gösterilerek, Halklar arasında etnik çatışmalar yaratılarak halklar birbirine kırdırılmak istenmektedir. Alevi, Sünni çatışması körüklenmeye çalışılarak, özellikle, Alevilere, Kürtlere, Sol ve demokratik sivil toplum kuruluşlarına karşı oluşturulan ötekileştirme ve düşmanca tutumlar bizzat ülkemizi yöneten hükümetin başkanı tarafından dillendirilmektedir.  referandumda ortaya çıkan bu zimmi düşmanlıkla bir daha inançlar dinler ve etnik kökenler bir birleriyle karşı karşı ya getirilerek provoke edilmektedir.

Bunlara Bayrak, Provokasyonlarını da eklenerek, linç kültürüne devam edilmek istenmektedir.  Bayrak üzerinde yapılan siyaset ve politikaların sonuçlarına aşağıda teker teker bir bakalım.

Bayrak edebiyatları ve bayrak mitingleri;

_  Kanlarını aldıkları beze sürerek Türk bayrağı yapmışlar. Bayrağı teslim alan Org. Büyükanıt, “Bayraklarını kanla yapıyorlar”, 18 yaş ve altı gençler. Biz böyle bir milletiz”

_ Beşiktaş’tan bir esnaf “derin devlet, JİTEM ve Mahmut Yıldırım’ın adamları” olarak tanıtan bazı kişilerin, “Bayrak diktireceğiz, bize yardım et” diyerek kendisinden para istediğini söyledi.

_  ‘Degelerden hangisi, korunması gereken değerler arasında değildir?’ sorusunu yönelten Ağırman,  ‘Bayrak, Din, Namus ve Can’ şıklarını verdi. Geçen yıl Erzurum Lisesi’nde din dersi soruları…

_ Eski Trabzon TEM Şube Müdürü’nün söylediği öne sürülen, “Bayrak yere düştü, onu Erhan ve Yasin kaldıracak’ Hrand Dink’in katillerine böylece Hrand Dink’i öldürerek bayrak kaldırıyorlar.

_Kürt siyasal partisi Hep veya ardılları, aynı gelenekten gelen bir partinin kongresinde Bayrak provokasyonu yapılmış ve salonda bulunan bayrak bir kişi tarafından indirilmiş.  Salonda bulunan parti yetkililerinin uyarmasına rağmen bu kimliği hala bilinmeyen kişi yine polislerin yardımıyla kaçırılmış.  Kürt siyasal partisinin kapanmasına vesile olacak bu provokasyon erkenden tespit edilerek boşa çıkarılmıştır.

_ Yine Adana ve Mersinde, şehit cenazelerinde bayrak provokasyonuna baş vurulmuş ve ellerine satır nacak ve bıçak alan mazlum Çingeneler Kürt komsularına saldırırken ırkçı sloganlar atarak “Şehitler ölmez vatan bölünmez” ya Allah bismillah Allahü ekber diyerek tekbir getirerek kendileri gibi mazlum olan Kürtlere saldırmışlardır.  Olaylardan kısa bir süre sonra bu kez Edirne’de ve Trakya’daki Çingeneler ırkçı, Faşist ve şeriatçı Faşist güçlerin saldırısına uğrayarak yerleşim yerlerini terketmek zorunda kalmışlardır.

_ Son olarak İstanbul Başakşehir’de  Karacaören Köyü Velibaba Cemevine bayrak provokasyonu sonucu Cemevine provokatörler saldırarak camlar kırılmış, bayrak yırtılması  Türk Alevileri kışkırtıp  komşuları olan Sünni Kürtlere saldırtılmış Sünni Kürtlerin evleri taşlanmış karşı karşıya getirilen bu mazlum halklar birbirine kırdırılmaya çalışılmıştır. Araya giren solduyulu bir bayan “Biz kardeşiz. Bizi karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar.” diyerek çatışmaya ramak kala olayı durdurmuştur.

“Öte yandan Cemevini korumak için gelen ve yaklaşık 500 kişiden oluşan grup Cemevinin önünde nöbet tutmaya başladı. Cemevinin önüne gelen grup, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz”, “Ne mutlu Türküm diyene”, “Genciz, güçlüyüz, Atatürkçüyüz”, “Tayyip istifa, Fethullah’ın yanına” şeklinde sloganlar attıktan sonra İstiklal Marşı okuyarak beklemeye devam ettiler. Saldırılar sonucunda ölü veya yaralı olmazken, çevredeki araçlarda ve bazı evlerde maddi hasar meydana geldi.”

Yukardaki haberde görüldüğü üzere Alevi Türklerin arasında örgütlenme yapan Mhp ve Bbp gibi Faşist partiler ve onların sözde alevi temsilcileri akıttıkları zehirleri halklar arasına saçmışlardır.  Başta Mhp ile müttefik olan Cumhuriyetçi Eğitim Merkezi C.E.M Vakfı’ gözdesi Mustafa Cemil Kılıç  ve Alevileri Türkçülük zehiriyle aşılayan yazılarıyla kışkırtan Milliyetçi Faşist Rıza Zelyurt  amaçlarına nail olamamış ve Aleviler bu oyuna gelmemiştir.

Mahallede Aleviler ve Kürtler arasına nifak tohumları eken derin provokatörler ileri de Sünni Kürtlerin camisine saldırıp aynı tezgahı bu sefer “Kızılbaş Aleviler camiye saldırdı diye Sünni Kürtleri provoke ederse hiç şaşmayın.

Alevileri, Türk, Kürt çatışmasında taraf yapıp mazlumları yukardaki Çingeneler örneğinde olduğu gibi karşı karşı getirerek bir birlerini kırdırtmak istemeleri fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Ancak halkların dikkatli ve uyanık olması her halükarda çok önemli ve kurum kuruluşlarıyla bu olayları kınayan ve provokasyonu lanetleyen her iki tarafında temsilcilerine çok büyük sorumluluk düşmektedir.

Reber Cengiz Ünal


Sitemiz Yazarlarından