|
Alevi Kökenli Olmayan Pir’imiz Esat Korkmaz
Kategori: Aleviler, Makale, Manşet, YazarlarımızdanEklenme Tarihi: Şub 19th, 2011Ekleyen: Bülent İşcan
...
Olası ki, ona gösterilen bu ilgi, bilgisi nedeniyle kendini Aleviler içinde Pir makamına koyma cesareti vermiş. Geçen Cumartesi, 12.02.2011 tarihi için Hasan Harmancı beni arıyarak, Esat Korkmaz’ın Ankara’da olduğunu, Dedeler eğitimi ile ilgili bir sohbet toplantısı olacağını, katılımcıların da gönlünden kopan LOKMA ile geleceklerini söyleyip davet etti. Esat Korkmaz ve Hasan Harmancı’nın geçmişte bu tip eğitim seminerleri ve sohbetleri yaptığını bildiğimden orada olmamın faydalı olacağını düşünüp yola koyuldum, Hasan Harmancı’yı arayıp, toplantı adresini aldım, verilen adrese LOKMAM -Naz, Niyaz- ile geldim. Salonda daha önceden tanıdığım, Hamza Aksüt, Esat Korkmaz, Hasan Harmancı, Turan Eser’in de olduğunu, ayrıca 10-15 civarında baylı bayanlı dostlar vardı.Ancak Dede’lerden tanıdığım kimse yoktu. Masalar U şeklince çevrilmiş, insanlar yerlerini almıştı. Masalara meyve, kek, ve dem -bira, rakı servis edildi. Biraz zaman geçti, Esat Korkmaz toplantıyı açış konuşması için söz aldı ve; “Batinı” akşamları ismini verdiği bu toplantıda, Aleviliğin güncellenmesinin gerektiğini geleceğe ve çağdaş yaşama taşınmasının, bilim ile çelişmemesi, çelişmediği vs gibi söylemlerini dile getirdi, Şimdi ben sofra sahibiyim, sofra sahibi olarak, önce sofrayı bir Gülbengle acacağım, sizler de elinizi ağzınıza ve göğsünüze götürerek NİYAZ alacaksınız, ben sofra gülbengi okumadan hiç bir şey yiyip, içmeyeceksiniz, sonra sohbete benim belirlediğim gündemle başlayacağız. Şimdi ben sohbeti gülbengle açıyorum deyip, kendi yazdığı, kaleme aldığı bir gülbeng okudu, Ardından konuyu kendice açtı, açlığımızı bastırıp sohbet ederiz, Sofra gülbengi okuyacağım, ancak sizler ben bunu okurken ellerinizi şu şekilde masada tutacaksınız deyip tarif etti, ben okuyup destur verince lokma yiyip dem alacaksınız dedi. Ben dumura uğramıştım. Neler oluyordu, bekledim. Sohbet başlayınca bununla ilgili bir iki şey demeliydim, amma suratım asılmış, moralim bozulmuştu. Bu dayatmaydı. Esat Korkmaz yine kendisinin kaleme aldığı bir duayı, Gülbeng diyerek okudu. (İlginçtir Gülbeng dediği “Dostlar, canlar” diye başlıyordu) Diğer canlardan niyaz alan oldu, almayan da oldu, ben almadım. Sonra gündemini, Alevilik bilimle çelişir mi? olarak belirlediğini söyleyerek kim söz almak ister dedi. Ben söz aldım – Hafızamda kalanı ile- Ben usule itiraz ediyorum diye söz başladım, Bu gülbengleri okumanıza ve kendinizi Pir yerine koymanıza şaşırdım. Benim pirim Şıh İbrahim. Mürşidim Dede Garkın. Gülbengleri ancak Pirler okur, sofrada desturu ve hizmetleri, gülbengi de Pirler verir, okur, sizin buna hakkınız yok, Tamam bilgilendirme anlamında tarifler yapın, ancak bu şekilde olmaz, ben ilk kez şahit oluyorum dedim, Esat Korkmaz, kendisinin sofra sahibi olduğunu, aydın birisi olarak bunu yapabileceğini vs. gibi sözlerle devam edip burası gönüllü katılımlı toplantı isteyen gidebilir dedi, Söz alıp bunu aydın da olsa yapamayacağını söyledim, Ben de duruma şerh koyup, masadan ayrılıyordum, Turan Eser konuşmasını dinlememi istedi, ben de onu bekledim, ancak o arada Esat Korkmaz isteyenin gidebileceğini tekrar söylemekte geri kalmadı, Alevilikte, sadece mürşit ve Pir’in gülbeng okuyacağını, hizmetlerde, Pir’in desdur vereceğini, Gülbengin “BİSMİŞAH” ile başlayacağını, Alevilerde sıradan dua şeklinde algılanmadığını, Aleviliğin güncelleme sorunu olmadığı, böyle dersek geçmişimize, ulularımıza, ocak Pirlerimize haksızlık edeceğimizi, bunları onların düşünemediğini söylemek haddimiz olmadığını, beyan edip kalanlara saygı sunup, ayrıldım. Yaşadığım çok üzücü bir olaydı, aradan bunca -4-5 güne- zaman geçmesine rağmen, hala bunun etkisindeyim. -Esat Korkmaz kendisini “PİR” makamına koyup “MÜRİT” bulmak için bu toplantıyı düzenlemiş, Bu hali ile Esat Korkmaz, Mürit toplama girişimine başlamış olup Zöhre Ananın erkek versiyonu rolünü almıştır, Esat Korkmaz, ben, Hamza Aksüt, belli bir hukuku paylaşmamıza rağmen, bu davranışa maruz kalmamızın bence başka anlamı yoktur, Biz orada Esat Korkmaz ve Hasan Harmancı’nın tekerleğine çomak sokmuştuk, evdeki hesapları, çarşıda iflas etmişti ve biz orada olmamalıydık, bizden sonra ortam nasıl geçti bilmiyorum. Esat Korkmaz’ın hesapları yukarıda ki yazdığım şekildedir, 17.02.2011 |
|