Ana sayfa
|
Radyo
|
Forum
|
Hesabınız
|
Haber Öner
  
Son Dakika
AleviGundem.com | Alevi Haber – Alevilik – Kızılbaş
Genç ALeviler
Ana sayfa Aleviler Dünya Editörden Kitap Kültür -Sanat Makale Manşet Ozanlar/Deyişler Siyaset Spor
             

PSAKD Seçimleri ve Fevzi Gümüş Tepkisi
Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) seçimleri Ankara’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Canlar...
08/04/12 - 2:00 Yorum sayisi 0(0)
Alevi köyünde provokasyon:”Pis aleviler hepinizi yakacağız!”
Adıyaman’da Alevilerin yoğun olarak bulunduğu Karapınar mahallesindeki birçok evin işaretlenmesinin üzerinden 1 ay...
31/03/12 - 6:19 Yorum sayisi 0(0)
Sivas Davası Düştü!
Sivas’ta, 2 Temmuz 1993′te Madımak Oteli’nin yakılması ve çoğu Alevi 33 aydının ...
13/03/12 - 8:54 Yorum sayisi 0(0)
Alevi Kökenli Olmayan Pir’imiz Esat Korkmaz
Kategori: Aleviler, Makale, Manşet, YazarlarımızdanEklenme Tarihi: Şub 19th, 2011Ekleyen: Bülent İşcan
...

Bilindiği gibi Esat Korkmaz sol siyasal görüşlü, Sünni kökenlidir. Alevilik üzerine felsefi yorum getiren, Alevilikle ilgili kitap, dergi çıkaran, makale yazan, Alevi toplumu içinde alan çalışmaları ile onlara dair bilinmeyenleri bizlere aktarmaya çalışan, yönleri ile Aleviler içinde önemsenen Alevi örgütleri tarafından düzenlen Seminer, Eğitim kursları, formlarda kürsü verilen birisi

Olası ki, ona gösterilen bu ilgi, bilgisi nedeniyle kendini Aleviler içinde Pir makamına koyma cesareti vermiş.
Bu düşünceye nerden kapıldım derseniz. ( Bundan sonraki yazacaklarım hafızamda kaldığı kadarıyladır.)

Geçen Cumartesi, 12.02.2011 tarihi için Hasan Harmancı beni arıyarak, Esat Korkmaz’ın Ankara’da olduğunu, Dedeler eğitimi ile ilgili bir sohbet toplantısı olacağını, katılımcıların da gönlünden kopan LOKMA ile geleceklerini söyleyip davet etti.

Esat Korkmaz ve Hasan Harmancı’nın geçmişte bu tip eğitim seminerleri ve sohbetleri yaptığını bildiğimden orada olmamın faydalı olacağını düşünüp yola koyuldum, Hasan Harmancı’yı arayıp, toplantı adresini aldım, verilen adrese LOKMAM -Naz, Niyaz- ile geldim.

Salonda daha önceden tanıdığım, Hamza Aksüt, Esat Korkmaz, Hasan Harmancı, Turan Eser’in de olduğunu, ayrıca 10-15 civarında baylı bayanlı dostlar vardı.Ancak Dede’lerden tanıdığım kimse yoktu. Masalar U şeklince çevrilmiş, insanlar yerlerini almıştı. Masalara meyve, kek, ve dem -bira, rakı servis edildi.

Biraz zaman geçti, Esat Korkmaz toplantıyı açış konuşması için söz aldı ve;

“Batinı” akşamları ismini verdiği bu toplantıda, Aleviliğin güncellenmesinin gerektiğini geleceğe ve çağdaş yaşama taşınmasının, bilim ile çelişmemesi, çelişmediği vs gibi söylemlerini dile getirdi,

Şimdi ben sofra sahibiyim, sofra sahibi olarak, önce sofrayı bir Gülbengle acacağım, sizler de elinizi ağzınıza ve göğsünüze götürerek NİYAZ alacaksınız, ben sofra gülbengi okumadan hiç bir şey yiyip, içmeyeceksiniz, sonra sohbete benim belirlediğim gündemle başlayacağız. Şimdi ben sohbeti gülbengle açıyorum deyip, kendi yazdığı, kaleme aldığı bir gülbeng okudu,

Ardından konuyu kendice açtı, açlığımızı bastırıp sohbet ederiz, Sofra gülbengi okuyacağım, ancak sizler ben bunu okurken ellerinizi şu şekilde masada tutacaksınız deyip tarif etti, ben okuyup destur verince lokma yiyip dem alacaksınız dedi.

Ben dumura uğramıştım. Neler oluyordu, bekledim. Sohbet başlayınca bununla ilgili bir iki şey demeliydim, amma suratım asılmış, moralim bozulmuştu. Bu dayatmaydı.

Esat Korkmaz yine kendisinin kaleme aldığı bir duayı, Gülbeng diyerek okudu. (İlginçtir Gülbeng dediği “Dostlar, canlar” diye başlıyordu) Diğer canlardan niyaz alan oldu, almayan da oldu, ben almadım.

Sonra gündemini, Alevilik bilimle çelişir mi? olarak belirlediğini söyleyerek kim söz almak ister dedi.
Ancak şunu belirteyim, burada benim itirazım uslup üzerine idi, Gündeme değil,

Ben söz aldım – Hafızamda kalanı ile-

Ben usule itiraz ediyorum diye söz başladım, Bu gülbengleri okumanıza ve kendinizi Pir yerine koymanıza şaşırdım. Benim pirim Şıh İbrahim. Mürşidim Dede Garkın. Gülbengleri ancak Pirler okur, sofrada desturu ve hizmetleri, gülbengi de Pirler verir, okur, sizin buna hakkınız yok, Tamam bilgilendirme anlamında tarifler yapın, ancak bu şekilde olmaz, ben ilk kez şahit oluyorum dedim,

Esat Korkmaz, kendisinin sofra sahibi olduğunu, aydın birisi olarak bunu yapabileceğini vs. gibi sözlerle devam edip burası gönüllü katılımlı toplantı isteyen gidebilir dedi,
Yani kovulmuştum.

Söz alıp bunu aydın da olsa yapamayacağını söyledim,
Beni davet eden Hasan Harmancı idi, kalkıp gidecektim yanımda oturan Duran Coşar otur abi dedi ve sohbete devam etmek için Esat Korkmaz yine isteyenin gidebileceğini söyledi.
Sohbetin devamında benim ve Hamza Aksüt’ün onun Alevilik ile ilgili söylem ve tesbitlerine itirazımız geldi, bu itirazlarımız Esat Korkmaz’ın hoşuna gitmedi, ona sıkıntı verdi, hatta Hamza Aksüt’e “faşist misin” dedi ve isterse çıkabileceğini, burada zorla tutulmadığını, kendisinin sofra sahibi olduğunu söyledi.
Hamza Aksüt, onun sofra sahibi olmadığını, yiyip içtiğinin ücretinin kendisinin ödediğini, kendini Pir yerine koymaması gerektiği söyleyip masadan kalktı,
Kovulmuştuk, davet Hasan Harmancı’dan gelmişti, bizi kovan Esat Korkmaz’dı.

Ben de duruma şerh koyup, masadan ayrılıyordum, Turan Eser konuşmasını dinlememi istedi, ben de onu bekledim, ancak o arada Esat Korkmaz isteyenin gidebileceğini tekrar söylemekte geri kalmadı,
Ayrılırken,

Alevilikte, sadece mürşit ve Pir’in gülbeng okuyacağını, hizmetlerde, Pir’in desdur vereceğini, Gülbengin “BİSMİŞAH” ile başlayacağını, Alevilerde sıradan dua şeklinde algılanmadığını, Aleviliğin güncelleme sorunu olmadığı, böyle dersek geçmişimize, ulularımıza, ocak Pirlerimize haksızlık edeceğimizi, bunları onların düşünemediğini söylemek haddimiz olmadığını, beyan edip kalanlara saygı sunup, ayrıldım.

Yaşadığım çok üzücü bir olaydı, aradan bunca -4-5 güne- zaman geçmesine rağmen, hala bunun etkisindeyim.
Bu olayı geçmişteki tecrübelerimle şöyle değerlendirmekteyim.

-Esat Korkmaz kendisini “PİR” makamına koyup “MÜRİT” bulmak için bu toplantıyı düzenlemiş,
-Bu toplantıya bizi davet eden Hasan HARMANCI, bize toplantının mahiyeti hakkında yanlış bilgi verip bizi zor duruma düşürmüş, kandırmıştır.
-Hasan Harmancı; Hamza Aksüt ve benim, Esat Korkmaz tarafından kovulmamıza sessiz kalıp Esat Korkmaz’ın ilk sadık “MÜRİDİ” olduğu düşüncesini kuvvetlendirmiştir.
-Esat Korkmaz, kendi felsefesi ve siyasal görüşüne göre, Alevilerin kendisine olan güvenini suistimal ederek, güç merkezi olmak için Aleviliği şahsi çıkarı yönünde kullanmaktan çekinmemektedir.
-Esat Korkmaz’ın yaptığı, Alevi inancına, felsefesine ve hukukuna aykırı olup kendisini post sahibi yapma girişimidir,
-Esat Korkmaz’ın tavrı, Alevi hukuku içinde, DAR’A çekilmesini gerektirir, Ancak Alevi hukuku sadece Alevilere uygulanacağı için, Esat Korkmaz’ı kapsamamaktadır.
-Esat Korkmaz, Aleviliği sorgulama hakkını kendinde görürken, kendisinin ve düşüncelerinin sorgulanmasını “FAŞİZANCA” engellemekte sakınca görmemektedir.
-Esat Korkmaz’ın kendini Pir yerine koyma cesaretini nerden aldığı sorgulanmalıdır.

Bu hali ile Esat Korkmaz, Mürit toplama girişimine başlamış olup Zöhre Ananın erkek versiyonu rolünü almıştır,

Esat Korkmaz, ben, Hamza Aksüt, belli bir hukuku paylaşmamıza rağmen, bu davranışa maruz kalmamızın bence başka anlamı yoktur, Biz orada Esat Korkmaz ve Hasan Harmancı’nın tekerleğine çomak sokmuştuk, evdeki hesapları, çarşıda iflas etmişti ve biz orada olmamalıydık, bizden sonra ortam nasıl geçti bilmiyorum.

Esat Korkmaz’ın hesapları yukarıda ki yazdığım şekildedir,
Alevi kurumları, başkanları bunun farkına varır ve yeni bir ZÖHRE- ESAT- BABA olayını Alevilerin başına sarmazlar, tedbir alırlar.
Yoksa Alevi dünyasının Sünni yeni bir PİR’e kavuşacaktır.
İlgilenenlere duyurulur.

17.02.2011
Bülent İŞCANOĞLU-www.gencaleviler.com


Sitemiz Yazarlarından