Ana sayfa
|
Radyo
|
Forum
|
Hesabınız
|
Haber Öner
  
Son Dakika
AleviGundem.com | Alevi Haber – Alevilik – Kızılbaş
Genç ALeviler
Ana sayfa Aleviler Dünya Editörden Kitap Kültür -Sanat Makale Manşet Ozanlar/Deyişler Siyaset Spor
             

PSAKD Seçimleri ve Fevzi Gümüş Tepkisi
Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) seçimleri Ankara’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Canlar...
08/04/12 - 2:00 Yorum sayisi 0(0)
Alevi köyünde provokasyon:”Pis aleviler hepinizi yakacağız!”
Adıyaman’da Alevilerin yoğun olarak bulunduğu Karapınar mahallesindeki birçok evin işaretlenmesinin üzerinden 1 ay...
31/03/12 - 6:19 Yorum sayisi 0(0)
Sivas Davası Düştü!
Sivas’ta, 2 Temmuz 1993′te Madımak Oteli’nin yakılması ve çoğu Alevi 33 aydının ...
13/03/12 - 8:54 Yorum sayisi 0(0)
Fakir, Aşk Ola Dedİ, Aşuk Maşuk Yanduk, Durduk
Kategori: Aleviler, ManşetEklenme Tarihi: Mar 31st, 2011Ekleyen: sercesme
...

Türkiye’de ender çalışmalar bir tanesi olan İzmir’de yürütülen Alevi Enstitüsü’nün Bütünleşik Eğitim Projesini ve III. Modül haber ve bildirilerimizden yakinen bilgilisiniz. Alevi Kültür Dernekleri İzmir Şubelerinin ortak yürütücüsü olduğu çalışmalarda bildiğiniz üzere III. Modülü’de tamamlamıştık.

Bizler de bu naçizane fakirlik içerisinde bir şey olmamamıza rağmen topluluk adına YOL’UN KAZANINDA YANABİLİRMİYİZ VEYA BİZ DE PİŞERMİYİZ desturunda yürüyerek Alevilik ve Alevilerin tarlasında turap olur muyuz sevdasındayız.

III. Modül’ün ardından hocalarımızın duyurusuyla modüllerin en az ikisine katılan canlardan oluşan grupla Isparta’da yapılacak olan Nevruz Cemi’ne götüreceklerini söylediler. Evet, bizler için değerli ve bir o kadar da önemliydi. Nedeni ise cemi Mehmet Turan Dede ( fakir ) yönetecek, bunun yanında gidecek grubun birbirlerini tanıyan ve gönül birliği ile rızalık verecek olacak şekilde düşünülmeseydi.

Hazırlık çalışmalarının bitiminin ardından 20.03.2011 cumartesi günü sabah erken saatlerde Isparta yönüne hareket ettik. Ceme katılması beklenen canlarımızın bazılarının işlerinde izin alamaması, kimilerinin sınavının olması sayımızın azalmasına sebep olmuştu. Yolculuk grubunda Nesemi Akyüz Dede, AKD Aliağa Şubesi Başkanı Haydar Can ve Saymanı Zeynep Can, Haydar Can, Sevil Can, Nigar Can, Hülya Can, Bahar Can, Müslüm Can ve Hüseyin Can olarak ben bulunmaktaydım Bu grupla beraber aynı saate yakın zaman diliminde Ankara’dan başka bir grup hareket etmişti. Bu grupta ise Alevi Enstitüsü Bütünleşik Eğitim Projesinin yürütücüsü ve aynı zamanda Bilim Kurulu Üyesi değerli hocamız Doç. Dr. Ayhan Yalçınkaya, Doç. Zeliha Atöz hocamız, Dr. Pınar Ecevitoğlu hocamız, Asistan Halil Karaçalı hocamız, Tuncer Birsel Yalçınkaya hocamız, Sezen Can bulunmaktaydı.

Yola çıktığımızda hepimizde bir şaşkınlık ve mutluluk bir arada yaşanmaktaydı. Fakat içimizi sıkan nedenlerde beraberinde yanımızda saklıydı. Aramızda bulunmayan uzak diyarda çalışan Cüneyt Can, her zaman her şekilde yol ve dava kardeşimiz Berhan Can, aynı zamanda her şeye inat ayakta durarak topluluğa YAŞAM veren Suzan Can ve iş yoğunluğundan dolayı aramızda olamayan ama yüreği bizimle olan Fadime Can, yenidünyaya gelen küçük canımızdan dolayı Hakan Can, işten izin almakta sıkıntı çeken Feryat Can ve Gülcan Can eksikliğimizdiler. Denizin katresinden gibi yavaş yavaş ilerken yer yer muhabbet bazense kitap okumalarıyla geçti. Sanki sözleşmişiz gibi herkes neredeyse kitap getirmişti yanında. Yolculuğumuz Isparta Baladız köyünün girişine gelmemizle tamamlanmıştı. Bizleri Mehmet Turan Dede ( fakir ) alarak köye ulaştık. Kısa bir köy turunun ardından cemin yapılacağı Gümüşgün( Baladız Köyünün yeni adı ) Cemevine gittik. Nevruz ceminin hazırlıkları tamamlanır tamamlanmaz dedemizden resim ve ses kaydı için destur aldıktan sonra cem meydanına geçtik. Ceme katılan canlarla tanış ve muhabbet imkânı sağlayarak kendimizi tanıtarak gönül diyarına açılan kapıda kendimizi bulduk.

Nevruz Cemini Şah Ahmet Sultan Ocağı hizmetkârı Mehmet Turan Dede ( fakir ) yürüttü. Sol yanında Mustafa Özgün Dede sağ tarafında rehberi ve Nesemi Akyüz Dede bulunmaktaydı. Mehmet Turan Dede ( fakir ) cemi birlemeden önce ceme katılan mihmanları ve yapılan çalışmaların yanında yaşanan süreçler hakkında bilgi verdi, canlara. Aramızda bizlerden başka mihman olan canlarda vardı, onları da canlarla tanıştırdı. Daha sonra Nevruz Cemi’nin seyir halini ceme katılan erenlere anlattı. Gülbenk’lerin ardından süpürgeci ve ibrikçinin hizmetlerini tamamlayarak dualarını okumasının ardından cem birlenmişti. Hemen arkasından sofralar serilmiş ve dedemizin gülbenk’inin ardından lokmalar yenmeye başlanmıştı. Lokmalar yendikten ve gani olduklarına dair rızalık alındıktan sonra okunan gülbenk’in ardından sofralar toplanmıştı. Dedemizin desturu ile dolu sofrası serilmeye başlandı. Sakilerin doluları Mehmet Turan Dede ( fakir ) nin üçler dolusunu verilmesini söylemesinin ardından gülbenk’i okuyarak muhabbetin konusunu açarak meydana bıraktı. Alevi öğretisinin en çok kullanılan deyimi olan Aşk Ola diyerek aşk olmanın Alevi öğretisinde yaşamı, inancı, toplumu ve Hakk’ı nasıl okuma yapılmasına temel oluşturduğuna dair geleneğin içkin ve batıni yorumunu anlattı. Dedemiz anlattıkça Aşk İle ve Aşk Ola nasıl bir aşk’a bağlılık sağlıyor onu gözlerinde ve dilinde hissetme fukaralığına sahip olmuştuk. Nevruzun dünya evren ve doğa da aranmasından, adı da kendi de güzel olan Kadim Ali’den aranmasına kadar, doğmanın var olmanın var olmaya ne kadar yakın olduğu ve ardından Baba Mansur’un En-el Hakk söylemine kadar geniş bir muhabbet diliminde bizler gâh gözlerimiz parladı gâh bendimiz. Mihmanlar kendi paylaşımlarını ve gerçeklerini bir başka gerçeğin dilinden süze süze meydana bıraktılar. Hep birinde ayrı bir lezzet ve tat vardı. Parlayan gözler yanmaya, yanan gözler akmaya, akan gözler uzakta yakında olan canlara sırdaş olmaya başladı. Her bir muhabbet diliminde meydana gelen varlığın kendisi var olarak Ali’de, Hüseyni’de, Nesemi’de, Baba Mansur’da, Hacı Bektaşi Veli’de, Pir Sultan Abdal’da, gaip erenlerde, ulularda, pirlerde meydanda yüreklere akıyor gibiydi. Hakk ve Halk aşk-ın kendisinin olduğu köprüde akmaya başlamıştı meydana.

Görüneni, görünmeyeni, aşk’la çıkan gerçeği anlatmanın güçlüğünü belirterek yüreklerde sırlayarak mühürlemek istiyoruz, ham bir can olarak. Çıkabilecek en basit sonuç ise belki de giden topluluğun çok büyük bir iş yapmadığı olarak görülebilinir. Fakat yol-u sürmek ya da yol-la hemhal olmak adına bir özellikle genç canların talip olmasının değerliliğidir başat olan. Süreğin her birinin erkân ve ritüellerini birbirinden ayırt edilmeden yaşayarak pişmeye çalışmasıdır. Bir yerlerde görünür olmadan devlet katında homojenleşmeye itibar etmeden geleneği aktarmada içtenlikle köprü olmaktır asıl olan. Devr-i daim- de bu değil midir?

İşte o zaman yaşadığımızı ve topluluk olarak yaşacağımızı hissedeceğiz. Belki de Aleviler için “ Yar Ali, Can Ali, Dost Ali “ devlet tekelinden kurtarılacaktır.

Yazımızı hangi başlıklar adına koyarsanız koyun, dedelerimizin, pirlerimizin ve erenlerimizin yaptığı gibi hizmetkârı olmak, fakir olarak sürmek, eğer ki yapabilirsek hizmetlerimizi canlara ulaştırmak en büyük gayemiz olur.

Demokratik Alevi Hareketinin gerçekleştirdiği mücadeleyi önemsiyor ve destekliyor her can gibi. Fakat teorik çalışmalar eğer ki örgütlülükler tarafından oraya buraya sıkıştırılmazsa gelecek açısından tohumlar ve fidanlar ekilmiş olacaktır hiç kuşkusuz. Bunun yanında da yolu sürmek yolun içinde yaşayarak talib olarak başlayacağı için hizmet içinde özne olacaktır.

Isparta’da düzenlenen Nevruz cemine katılan canlar olarak FAKİR DEDEMİZİN AŞK OLA ile diyerek başladığı muhabbet AŞK İLE devam etti. Bizler ise dönüşte aşuk maşuk olarak yana yana İzmir’e döndük.

Mehmet Turan Dedemize ( Fakir ), Baladız’lı canlara ve Alevi Enstitüsü hocalarımıza aşk-ı muhabbetle niyazlarımızı sunuyor, AŞK OLA diyoruz.

Muhabbetimizi uzaklarda çalışan Cüneyt canımızın yazdığı bir dörtlükle sonlandırmak istiyoruz.

FUKARA DER DURUR CANDEDE DEYU,

ŞU ÇÖLDE DOST GETİRE BİR DAMLA SUYU,

NASİP MİDİR ELİNDEN İÇMEK DOLUYU,

GÖREMEZSEN GÜLYÜZLÜ CEMALİNİ,

BİR GÜLBENK’TE BENİM İÇİN OKU.

Fukara

Aşk-la, Muhabbet-le.

Hüseyin Dede

Alevi Kültür Dernekleri Gençlik Hareketi İzmir Platformu

Proje Yürütme Kurulu Üyesi


Sitemiz Yazarlarından