Ana sayfa
|
Radyo
|
Forum
|
Hesabınız
|
Haber Öner
  
Son Dakika
AleviGundem.com | Alevi Haber – Alevilik – Kızılbaş
Genç ALeviler
Ana sayfa Aleviler Dünya Editörden Kitap Kültür -Sanat Makale Manşet Ozanlar/Deyişler Siyaset Spor
             

PSAKD Seçimleri ve Fevzi Gümüş Tepkisi
Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) seçimleri Ankara’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Canlar...
08/04/12 - 2:00 Yorum sayisi 0(0)
Alevi köyünde provokasyon:”Pis aleviler hepinizi yakacağız!”
Adıyaman’da Alevilerin yoğun olarak bulunduğu Karapınar mahallesindeki birçok evin işaretlenmesinin üzerinden 1 ay...
31/03/12 - 6:19 Yorum sayisi 0(0)
Sivas Davası Düştü!
Sivas’ta, 2 Temmuz 1993′te Madımak Oteli’nin yakılması ve çoğu Alevi 33 aydının ...
13/03/12 - 8:54 Yorum sayisi 0(0)
RAPOR SEÇİM YATIRIMIDIR. ÖZGÜRLÜK DEĞİL, TUZAKTIR.
Kategori: Aleviler, Makale, Manşet, YazarlarımızdanEklenme Tarihi: Mar 31st, 2011Ekleyen: Turan Eser
...

Nihai Raporun Hedefi; Alevileri hem fiziksel, hem ruhsal, hem de kimlik olarak teslim alarak, devletin din üretme kurumlarında Sünnileştirme projesidir.

Turan ESER-Alevigundem

Alevi çalıştayları nihai raporu kapısını özgürlüklere kapamıştır. Hükümet,  Alevilerin eşitlik ve hak taleplerini dinlemediğini ve yine bildiğini okuduğu bir nihai rapor hazırlamıştır.  Raporun dili ve tutumunda ileri sürülen çözüm önerleri, devlet ve din ilişkisinde süregelen tektipleştirici ve devlet inancı yaratmada ısrar korunuyor. Raporda her ne kadar kimi bölümlerinde, devletin din ile kurduğu ilişkiye eleştirel bir bakışlara da yer verilmiş olsa da, aslında nihai raporun girişinde yer alan “Alevi sorununun hukuk devleti normlarıyla hiçbir şekilde çelişmeyen bir laiklik anlayışıyla ele alınması ve yeni ayrışma alanlarına yol açmayacak şekilde çözülmesi” olarak belirlenen yöntem ve zeminin kendisi, statükonun demokratikleşmesi değil, devamını güçlendirme hedefinde olduğunu ele veriyor. AKP hükümeti dinci gericiliği besleyen anti laik kamu kurumlarını (Diyanet, Zorunlu Din dersi, İmam Hatipler, Kuran kursları, vb) ve kamu ideolojilerini (Sünni Türk İslam Sentezi) güçlendirmeye ve Alevilerin bunların içinde homojenleştirmeyi hedefliyor.

Raporun diğer bir önemli sorunu ise, somut bir adım atmaktan yoksun olmasıdır. Oyalayıcı argümanlara sığınmış, önerilerle dolu, zamana yayılması gerektiğini ifade eden, komisyonlara havale eden bir tutumu benimsemiş olmasıdır.

Bu raporun diğer bir tuzağı ise, “Alevi Açılımı” adı altında, siyasal İslamcı cemaatlere kamusal alanda meşruiyet kazandırmak ve devlet eliyle beslenmek hedefi vardır. Zaten rapor siyasal İslamcı cemaatlerin “yasal bir statüye sahip olmayan bu yapılanmaların önündeki engellerin kaldırılması” gereğine vurgu yapıyor. Bu ciddi bir tuzaktır.

AKP hükümeti inanç özgürlüğünü evrensel hukuk normları çerçevesinde çözmek istemiyor. Zorunlu din dersinin kaldırılmasına ilişkin AİHM kararı yerine, Aleviliği mevcut din dersi içinde Sünnileştirmeyi hedefliyor. Çünkü şu an MEB elinde bulunan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabında ele alınan Alevilik anlayışı, Alevileri ifade etmekten çok uzaktır.

Ayrıca gericilik, ayrımcılık üreten, anti demokratik ve laik kurum olan Diyanet’tin hizmetlerinden Alevilerinde yararlanma hakkı olduğu ifade etmek, karşılığı olmayan bir beklentidir. Çünkü Diyanetin varlığı, din anlayışı, felsefesi, bürokrasisi Aleviliğe ve Aleviler yabancıdır, uzaktır. Bu kurum Türkiye’nin bugününü karartan, devlet adına dindarlık, asimilasyon ve gericilik üretim merkez haline gelmiştir. Alevilerin bu merkezin hizmetinde yararlanması toplumsal ve kültürel olarak mümkün değildir. Fakat AKP kendi çakma Alevilerinde “hizmet alacak” birkaç yol düşkünü bulabilir.

Rapor, Cemevlerine yönelik devletin hukuksal ayrımcılık uygulamasına son verecek bir iradeden yoksundur. Alevi köylerine zorla cami yapımı mı engellenmesine dair bir fikri yoktur. Rapor, 35 insanın vahşice yakıldığı otelin kamulaştırılmasını ve kapısına bir tabela asarak, Alevilerin tarihsel yüzleşmenin bir girişimi adına müze olması talebine itiraz ediyor.

AKP HÜKÜMETİNİN RAPORU GERÇEK AÇILIMI GİZLİYOR

1)    Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Kanunu meclisten geçti.

2)    Sağlık sistemi Aile hekimliği üzerinden piyasalaşırken, din ve inanç özgürlüğü ise Aile İmamlığı üzerinde dinsel tahakküm kurma mekanizmasına dönüştürülmüştür.

3)    55 bin okul yerine, 90 bin camiye sahip olmak.

4)    3 bini geçmeyen Kuran kurslarının,  AKP ile 10 bine ulaşmış olaştı.

5)    Cemaat ve tarikat örgütlenmelerinin siyasal ve ekonomik alandaki güçlenmesine katkı sunuldu.

6)    AKP kendi Alevisini yaratma çabasına hız verdi.

7)    İmam hatiplere daha fazla avantaj sağlanmaya başlandı.

8)    İlahiyat fakültelerinin sayısı iki katına, öğrenci kontenjan sayısı 3 katına çıktı.

9)    Zorunlu din dersinin AİHM ve iç hukuka aykırılığını düzeltmek yerine, ikinci din dersi hazırlığı yapıldı.

10) 2010 Temmuz’unda SHÇEK (Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu) mevzuatını değiştirerek “Ünvan Değişikliği Sınavı” adı altında imamların yönetici olmalarını sağladı. Huzur Evlerinin kapısını tarikatlara ve cemaatlere açtı.

11) Sağlık Bakanlığı “Klinik Araştırmalar Hakkında Yönetmelik” ile etik kuruluna ilahiyatçıların atanmasını karara bağladı.

12) Milli Eğitim Bakanlığı, İl ve ilçe milli eğitim müdürleri ile okul müdürlerini Din dersi öğretmelerini ve İlahiyatçılarla doldurmayı tamamladı.

13) İçişleri Bakanlığı, imamlık eğitimi alan bürokratlardan vali atıyordur. 81 valinin her 7’sinden biri imamlık eğitimi almıştır. 12 valide doğrudan imam hatip mezunudur.

14) Diyanet İşleri Başkanlığı, “Alevileri tehdit” olarak gören, resmi belgeleri internet sayfaları koyabiliyordu.

AKP sorunun çözümünde demokratik ve hukuksal zemini değil, “bir insanlık suçu olan asimilasyonu” tercih etmiştir.  Yani eski resmi ideoloji ile yeni resmi ideolojinin sorun çözme yaklaşımında, esasen bir fark yoktur. İnkar ve tekçilik, politik bir tercih olarak, AKP’in fıtratında zaten var. Aleviler sorunun çözüm zemini olarak, “siyasal”, “hukuk” ve “demokrasi” zemini olarak tarif etmektedir. Yurttaşlık haklarının eşitlenmesi ve güçlendirilmesi talebidir. AKP iradesini siyasal İslamcı referanslara ve kaynaklara teslim ettiğinden, laiklik, cumhuriyet, sosyal devlet, çağdaş evrensel hukuk normları ve demokrasi ile barışmaya yanaşmıyor.


Sitemiz Yazarlarından