Ana sayfa
|
Radyo
|
Forum
|
Hesabınız
|
Haber Öner
  
Son Dakika
AleviGundem.com | Alevi Haber – Alevilik – Kızılbaş
Genç ALeviler
Ana sayfa Aleviler Dünya Editörden Kitap Kültür -Sanat Makale Manşet Ozanlar/Deyişler Siyaset Spor
             

PSAKD Seçimleri ve Fevzi Gümüş Tepkisi
Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) seçimleri Ankara’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Canlar...
08/04/12 - 2:00 Yorum sayisi 0(0)
Alevi köyünde provokasyon:”Pis aleviler hepinizi yakacağız!”
Adıyaman’da Alevilerin yoğun olarak bulunduğu Karapınar mahallesindeki birçok evin işaretlenmesinin üzerinden 1 ay...
31/03/12 - 6:19 Yorum sayisi 0(0)
Sivas Davası Düştü!
Sivas’ta, 2 Temmuz 1993′te Madımak Oteli’nin yakılması ve çoğu Alevi 33 aydının ...
13/03/12 - 8:54 Yorum sayisi 0(0)
Alevilik ve İslam
Kategori: Makale, Manşet, YazarlarımızdanEklenme Tarihi: Nis 12th, 2011Ekleyen: H.Hüseyin Erdem
...

Kutsal olduğu söylenen kitaplarda yaradılış mantıklı olmasada çok net bir şekilde ortaya konulmuştur. 4 kitap yaradılışı 6 günde izah ediyor. Kitaplarda günler verilerek hangi günde tanrı neleri, neyi yarattığı yazılıdır. Hatta bu kitaplara bağlı dinlerde 7.günün tatil ilan edilmesi yaradılışa atfen insanlığa armağan edilmiştir. Tanrı 6 günde evreni, dünyayı, insanı, hayvanları ve bitkileri yarattı ve devamla 7.günü kullarına kendisini kutsaması, övmesi ve tapması için vermiştir. Bu gün islamiyete göre cuma, yahudiliğe göre cumartesi ve hristiyanlığa göre pazardır. Buna göre ilgili dinlerin hüküm sürdüğü ülkelerde cuma veya cumartesi veya pazar günü tatil kabul edilir.

Bütün bu kitaplarda yaradılış hikayesi adeta birbirinden kopya edilmiş gibidir. İlginçtir yeni çıkan her kitap bir önceki kitabı kutsadığı gibi, kendinden sonra gelecek kitapları red eder. Buna bağlı olarak yeni dinler ve peygamberlere inanılmaz ve bunlar uyduruk din ve kitap olarak kabul edilir. Yahudi dini Hristiyanlığı red eder, Hristiyanlık Yahudiliği kabul eder, Hristiyanlık islamı red eder,İslamiyet her ikisini kabul eder.

Aleviliği diğer din süzgeçlerinde geçirmeden açıklamak ve ifade etmek gerekir. Dolayısıyla incil,tevrat ve kuranda tanrı adına sunulan sözleri hakkın kelamı gibi algılamak aleviliği diğer dinlerle karıştırmak olur. Bu nedenle diğer dinlerin gözlüğüyle aleviliği açıklamak yanıltıcı olur. Çünkü alevilikte varlığın tanımı, evrenin oluşumu, yaşam ve ölüm, ölümden sonra gibi ana konular diğer dinlerle taban tabana zıttır. Alevi inancında yaradan başta islam olmak üzere diğer dinlerde olduğu gibi masalsı anlatımlarla oluşmaz. Bu anlamda varlığın birliğine inanılır. Buna alevi terminolojisinde vahdedi vucut denilmektedir. Oysa islam dininde allah tek ve mutlak her şeyin sahibidir. Bunun dışındaki inanışlar sapkınlık olarak görülür.

Ölümden sonra yaşam islam dininde cennet ve cehennem olarak sunulmuştur. Bu inanış tarzı temelinde alevilikle islamı karşılaştırdığımızda aleviliğin islamla uyuşmadığı görülecektir. Alevilikte tanrı insanlara öfkeli, insanları testlerden geçiren ve çok uzaklarda duran bir şey değildir. Alevilikte insan hakkta ve hakk insandadır. Bunun için aleviler tanrıya enel hakk derler. Kuran’da böylesi bir şey geçmediği gibi islam inancında enel hakk tanrıyı red etmek ve dinsizlik olarak algılanır. Mansur bunun için öldürülmedi mi? İslama göre, allah hayvanları ve böcekleri insan için yaratmıştır. Burası çok önemli. Oysa alevilikte devriye diye bir inanış vardır ki, insan öldükten sonra tekrar dünyaya böcek,bitki veya insan sıfatından tekrar gelir. Bu geliş ve gidişler taaki, insanı kamil oluncaya kadar sürüp gider. Bunu modern bilim asla red etmez, bilakis 21.yüz yılın modern bilimi alevilikle sıkı sıkıya örtüşmektedir. O halde kime inanacağız islamın dediğine mi, yoksa alevi inancına mı? Tabi ki, bilime yani aleviliğe… Devam edelim. İnsanı kamil oluncaya kadar gelip, gitmeler devam eder ve hakkla bütünleşme bu şekilde gerçekleşir. Görüldüğü gibi cennet ve cehennem gibi hikayeler alevilikte yer almaz. Oysa islam dininde ahiret inancı vardır, tanrı bütün insanları bir test ve sınavdan geçirmektedir. Sınavın sonuçlarına göre insan cennet veya cehenneme gönderilerek mükafatlandırılır veya cezalandırılır. Oysa alevi inancında hakk yeryüzünün işlerine karışmaz.

Alevi inancında evrenin var oluş biçimi islamda anlatılan yaradılış tezine benzemez. İslam dininde her şeyin mutlak sahibi allahtır. Oysa alevilikte mutlak sahip anlayışı olmadığı gibi, tekelci bir mantıkta yoktur. Aksine vahdedi vucud var ki, hakkın birliğini içerir. Her şey değişim ve dönüşüm halinde olduğu gibi, hiç bir şey yoktan var olarak izah edilemez. Aksine her şey dönüşüm halindedir ki, buna kadim dilinde devriye deriz. Dolayısıyla devriyenin yasaları doğa yasasıdır,doğanın yasası hakkın yasasıdır. Görüldüğü gibi islamdaki masalsı anlatım doğa yasasına aykırıdır. Doğa yasasına aykırılık hakka itirazdır. İslam yaradılışı dayatıyor, alevilik bilimsel temelde varlığın birliğini anlatıyor. Alevilik bilime zıt düşmeyen tek dindir. Zaten insanlık bir dine inanacaksa bilimle din çelişkiye düşmemeli. Çünkü Pir Hünkar Bektaş Veli’nin dediği gibi “bilimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.” Bilim doğrulardan yükseliyorsa inandığımız dinde doğruları içermelidir. Evrendeki devasa kudret bütünlüğü büyük bir enerji topluluğu olarak görülüyorsa bu vahdedi vucutdan başka bir şey değildir. O halde hakk’ın devasa gücü evrenin gücüdür, evren doğa yasasıyla açıklanılır, hakkın kelamı bu anlamda ışıktır ve ışıkla gidilmeyen yolun sonu cehalettir. Alevilik hakkım kelamını açıklarken bazen kodlara yani sırlara bürünmüştür. Bu sırlar zaman içinde unutulmuştur. Bana göre bu sırrı bilen 20.yüz yılın son ozanı Aşık Daimi’ydi. Sırlarını dili döndüğünce ve şartların elverdiği ölçüde aşıklık misyonuyla halka anlattı. Sırların kodlarını alabildiğimiz kadarıyla çözeceğiz, sırları açıklayamadığımız noktada hakka sarılacağız, yani devriye yasalarına…

İnsanın var oluşu/meydana gelişi alevilikte kırklarla izah edilir. İslam dinine göre allah ademi çamurdan ve eşi havvayı ademin kaburga kemiğinde yaratmıştır. Burda da çok çocuksu ve masalsı bir anlatım mevcuttur. Allah direk insanı yaratabileceği gibi, sanki materyel eksikliği çekiyormuşcasına Havva’yı Adem’in kaburga kemiğinden yaratmıştır. Alevilik bunu toptan red eder, devriye yasasına aykırı bulur. Biz aleviler insanın meydana gelişini kırklar meclisine dayandırıyorsak, burda güruhu Naci’yi ifade etmek yetersiz olur. Sırların açıklanılamadığı yerde hakkın yasası doğanın yasasıdır. Doğa zıtların birliğidir, zıtların birliği hakkın birliğidir. Ve bu devriye yasası yaşamın ta kendisidir. O halde kırkların özünü insanlara vererek guruhu Naci’yi meydana getirmişse, birde güruhu Naciye olmalıdır. Güruhu Naci’yi kabul edip, Naciye’yi red etmek devriye yasasını red etmek olur. Kırklar özünü sadece Naci’ye verirse hakkın yasası çiğnenmiş olur. Dolayısıyla kırklar güruhu Naciye’ (kadın)yi de var etmiştir. Sırların söze dönüşmediği yerlerde bilime sarılacağız dedik. Bilim erkek kromozomunu XY, kadınınkini XX olarak açıklar. Eğer gürühu Naci XY kromozomuna sahipse, bundan XX yani Naciye meydana gelmez. Naciye’den sadece insanlık doğabilir. Genetik bilim diyor ki, erkeğe ihtiyaç duyulmadan kadın dokusundan sperm yapılır ve bu ana rahmine tüp bebek yöntemiyle aktarılarak döllenme oluşur. Fakat burda oluşacak fetus sadece XX kromozomu taşır ki, Naciler meydana gelmez. O halde kırklar ceminde Naci ve Naciye eş zamanlı olarak oluştu.

Alevilikte insan çeşitli basamaklardan geçerek hakikat yani gerçeğe ulaşır. Bazen gerçekler,gerçek olmayan şeylerle örtünerek sırra bürünür. Sırrı çözmenin formülü devriye yasasına aykırı olan şeylerden arınılarak bulunur. Bu anlamda sır, alevi deyişlerinde kodlanmıştır. Bu deyişler içerisinde öyle şeyler vardır ki, kamuflaj özelliği taşır. İlk etapta bakıldığında algısal bir yorumlama oluşur. Algısal bakış, bilince çıkan bakıştan farklıdır. Algısal bakış kör bakıştır, bilinçli bakış derinliği görmektir. Aşıkların sözlerindeki ışığı görmenin yolu sırra yani hakikata erişmektir.

Kısacası aleviliğin en temel inanç özellikleri islamla uyuşmuyor. Aleviliği islama nakletme çabaları son derece anlamsız bir şeydir. Çünkü dokuları uyuşmayan organların nakli yapılamaz. Alevilikle islamın dokular farkılıdır. Birbirleriyle kenetleşmeyen anlayışlar, etle tırnak gibi bütünün parçası olarak gösterilemez.

herdem.h@hotmail.com

Hüseyin Erdem

29.05.2009


Sitemiz Yazarlarından