|
Aleviler Turgut Öker’e Neden Oy Vermez!
Kategori: Aleviler, Makale, ManşetEklenme Tarihi: May 5th, 2011Ekleyen: Ünsal Öztürk
...
Turgut Öker İstanbul I. Bölge bağımsız milletvekili adayıdır. Turgut Öker, “Meclise Can Gelecek!” sloganını kullanmaktadır. Bağımsız Alevi aday olan Turgut Öker’in hedef kitlesi Alevilerdir. Bir kısım yazar, Turgut Öker’in adaylığını desteklediklerini açıkladı. Bunlardan bazıları Turan Eser, Mehmet Bayrak, İbrahim Bahadır, Erdoğan Aydın ve Erdoğan Çınar’dır. Kurulan internet sitesinde (www.alevi.info), bazı yazarların Turgut Öker’e destek yazıları yayımlandı. Ayrıca Erdal Yıldırım, bu destek yazılarını mümkün olan en geniş çevreye yaymaya çalışıyor. Turgut Öker’e destek yazılarının en ilgi çekicisi Erdoğan Çınar’ın yazısıdır. Bilindiği gibi Erdoğan Çınar’ın çok kötü bir ünü vardır. Yerli ve yabancı eserlerde tahrifat yapmış, Paulikien kiliselerini Alevi ocağı, papazlarını Alevi piri olarak göstermiştir. Hıristiyan düalist Ermeni Konstantine’i Aleviliğin ve Alevi ocaklarının kurucusu, sözlü kültürün kurucusu ve kurumlaştırıcısı, St Paul’un en yakın papazı Silvanus’un adını kendisine takma ad olarak alan bu Konstantine’i Pir Sultan Abdal’ın ta kendisi olarak göstermiştir. Kutsal fahişelerin, kölelerin bulunduğu Komanaları Alevi dergah-devlet olarak yazmış bir kişidir. Bizler “Alevi Tarih Yazımında Skandal-Erdoğan Çınar Örneği” başlığıyla yayınladığımız kitapta Erdoğan Çınar’ın yüzünü açığa çıkarttık. Bu kişi Turgut Öker’i sözde öven bir yazı yazmış, Turgut Öker de bu yazıyı basın bültenine alarak çevreye dağıtmıştır. Turgut Öker, Erdoğan Çınar’ın yazısını sitesine koymakla hedef kitlesi olan Alevileri kaybetmiştir. Erdoğan Çınar’ın yazısı “Şimdi Turgut Öker Zamanı” başlığını taşımaktadır. Yazıdaki en etkili bölüm şöyledir: “Ben Turgut Öker ile 2005 yılının başlarında Köln’de bir panelde tanıştım. Son derece aydınlık yüzlü bir o kadar da karizmatik biriydi. Etkili konuşuyordu. Erdoğan Çınar, güya Turgut Öker’i övüyor. Överken, televizyonlara Alevi temsilcisi olarak “çıkarılan” bazı kişileri (kişi adı vermiyor) çarpıcı ve iğrendirici kelimelerle yerden yere vuruyor. Erdoğan Çınar’a göre Turgut Öker şöyle bir kişidir: Bıyıksızdır, dolayısıyla bıyıkları sigara dumanından sararmamıştır. Dişlerini düzenli olarak fırçalamaktadır. Okuma yazmayı askerde değil okulda öğrenmiştir. Kirli sakallı ve meczup kılıklı değildir. Ayrıca ezik büzük de değildir. Turgut Öker aydınlık yüzlü ve karizmatik biridir. Etkili de konuşmaktadır. TELEVİZYONLARA ALEVİ TEMSİLCİSİ OLARAK ÇIKANLAR ACABA KİMLER? Erdoğan Çınar, Turgut Öker ile 2005 yılında tanışmış. Çok eski değil. Alevi temsilcisi olarak televizyonlara çıkan insanları gözümüzün önünden şöyle bir geçirelim: Rıza Zelyut, Cemal Şener, İzzettin Doğan, Hüseyin Dedegarkınoğlu, Nejat Birdoğan, Fermani Altun, Veliyettin Ulusoy, Dertli Divani, Esat Korkmaz, Mehmet Yaman, Ali Yaman, Ali Rıza Uğurlu, Ali Kenanoğlu, Ercan Geçmez, Ali Balkız, Gülağ Öz, Kazım Genç, Ali Yıldırım, Fevzi Gümüş, Murtaza Demir, Ali Doğan, İlhan Cem Erseven, Kemal Soyer, Necdet Saraç, Veli Aydın, Arif Sağ, Yavuz Top, Rıza Aydoğmuş, İsmail Kaplan, Hamza Aksüt, Hasan Harmancı, Kemal Bülbül, Adıgüzel Erbaş Dede, Mehmet Turan, Hüseyin Gazi Metin, Şakir Keçeli, Muharrem Naci Orhan, Adil Ali Atalay, Reha Çamuroğlu, Cafer Kaplan, Hüseyin Demirtaş, Hasan Kılavuz, Ali Haydar Celasun, Mustafa Timisi, Hüseyin Balan, Feyzullah Çınar, Aşık Mahsuni, Ali Ekber Çiçek, Musa Eroğlu, Bedri Noyan, Kamer Genç, Lütfü Kaleli, Baki Öz. … Bu insanların hiçbirisi dişlerini fırçalamayan, kirli sakallı, meczup kılıklı kişiler değildir. Acaba Erdoğan Çınar kurduğu cümlelerle kimleri kastetmektedir? Atv’ye iki dede çıkmıştı. Programı Prof. Alemdar Yalçın yönetiyordu. 2006 ya da 2007 yılıydı. Arguvan’ın eski adı Germişi, yeni adı Ermişli köyündendiler. İmam Rıza-Avuçan ocağı üyesi iki dede. Sakalları ve bıyıkları görkemliydi. Bıyıkları tütünden sararmıştı. Zaman zaman Derviş Cemal ocağından Firik Dede’nin görüntülerini de televizyonlarda görüyoruz. Erdoğan Çınar’ın kastettiği onlar mıdır acaba? (Bakınız http://video.google.com/videoplay?do…6245624037028#) Tarih boyunca Alevi pirleri, mürşitleri, zakirleri, rehberleri, talipleri bıyıklı ve sakallıydı. Hiçbir Alevi Hacı Bektaş’ı, Avuçan’ı, Baba Mansur’u, Hacı Kureyş’i, Dede Garkın’ı, Hallacı Mansur’u, Fazlullah Hurufi’yi, Nesimi’yi, Abdal Musa Sultan’ı, Şah Kulu’nu, Karaca Ahmet’i, Hubyar Sultan’ı, Pir Sultan Abdal’ı, Seyit Rıza’yı, Baba İshak’ı, Baba İlyas’ı… bıyıksız ve sakalsız düşünemez. Onlar pirü pak kişilerdi. Himmet onlardan… ERDOĞAN ÇINAR, “MECZUP KILIKLI” DİYEREK DEDELERE HAKARET EDİYOR Erdoğan Çınar, “Bıyıkları sigara dumanından sararmış, dişleri fırça yüzü görmemiş, okuma yazmayı askerde öğrenmiş, kirli sakallı, meczup kılıklı, ezik büzük insanlar” derken tabii ki dedeleri kastetmektedir. Dedelerle Turgut Öker’i karşılaştırmaktadır. Bunu nereden mi biliyoruz? Erdoğan Çınar’ın yazıları internette duruyor. “Bu Sevdaya Düştük Bir Kere” başlıklı yazısında dedelere ağır hakaretler ediyordu. Bilindiği gibi dedelerin tamamına yakını ocaklarını Musa Kazım’a bağlamaktadır. Erdoğan Çınar ise buna karşı çıkıyor ve şunları söylüyordu: “Yakın geçmişte kendisine ‘dede’ süsü vermiş cahil takımı da aynen bunları söylüyorlardı.. Onlar uzun metinler yazacak kadar okuma yazma bilmediklerinden bunları kağıda dökememişlerdi. Hamza Aksüt bu hurafeleri olduğu gibi yazıya geçirmiş. Elinde kanıt olarak cahil takımından devraldığı biçare söylemlerden başka hiçbir veri yok.” (Erdoğan Çınar, Bu Sevdaya Düştük Bir Kere yazısı) Görüldüğü gibi Erdoğan Çınar’da önü alınamayacak kadar nefretle yüklenmiş, dedelere “cahil takımı” diyebilecek kadar pervasızlaşmış bir dede karşıtlığı vardır. Dedeye karşı olmak, dedelik kurumunu zayıflatmak, bir taraftan cemevleri ibadethane olsun derken diğer taraftan dedeleri küçümsemek bundan böyle yükselen “değer” olmayacaktır. Dedelik kurumuna sahip çıkmak Aleviliğin olmazsa olmaz temel şartıdır. TURGUT ÖKER İLE DEDELER KARŞILAŞTIRILAMAZ Alevilik, Dede ve Talip ilişkisine dayanır. Bir Alevi ya dededir, ya da taliptir. Hakk Yol’u Aleviliği bugüne Dedeler dilden dile, Zakirler telden tele getirmiştir. Dede ya da talip olmayan bir kişi Alevi halkının bir evladı ya da Alevileri seven bir muhiptir. Örneğin ben talip bile değilim. Alevi halkının bir evladıyım. Haddimi biliyorum, dedelere, öğretilerine bağlıyım, özellikle onların sakallarına, bıyıklarına son derece saygılıyım. Çünkü sakal ve bıyık Alevilerin simgesidir. Aynı şekilde Turgut Öker de benim gibidir, talip bile değildir. Bir dernek başkanıdır. Turgut Öker talip değildir, çünkü talip olmak için ikrar vermek gerekir. Ocağını bilecek, bir dedenin eteğine varacak, musahip tutacak, Yol’a girecek ve talip olacak. Dolayısıyla Turgut Öker’i dedelerle karşılaştırmak uygun değildir. Akıllı ve profesyonel bir Alevi milletvekili adayı kendisini dedelerle mukayese ettirmez, onların aşağılanmasına izin vermez, Erdoğan Çınar’ın yazdığı yazıyı propaganda sitesine koymaz. Milletvekili olabilmek için profesyonel bir çalışmaya, etkili bir kampanyaya gerek vardır. Milletvekilliğine adaylığını koyan bir kişi hedef kitleyle doğrudan, iyi ve saygın bir ilişki kurar. Özellikle kamuoyunun önüne milletvekilliği için çıktığında hareketlerine, ağzından çıkanlara; etrafındakilere, etrafındakilerin ağzından çıkanlara dikkat eder. Çünkü artık o toplumun karşısında tek başınadır ve bütün ilişkileri dikkatle takip edilecektir. Hakk Erenlerinin Yol’u derneklere değil ocaklara dayanır. Derneğe başkan olmak Alevilere lider olmak anlamına gelmez… Turgut Öker Alevilerden oy istiyor. Başka dinlerden ve inançlardan insanlar doğal olarak Turgut Öker’e oy vermez. Turgut Öker’in hedef kitlesi sadece Alevilerdir. Aleviliğe bağlı, itikatlı ve ikrarlı Aleviler, samimi muhipler “Dedesiz Alevilik” olamayacağını bilir. Taliplerden ve muhiplerden oy istiyorsunuz. Propaganda çalışmanızı ise “Bıyıkları sigara dumanından sararmış, dişleri fırça yüzü görmemiş, okuma yazmayı askerde öğrenmiş, kirli sakallı, meczup kılıklı, ezik büzük insanlar” diye yürütüyorsunuz. İnsan hiç kendisini, pirlerini, mürşitlerini suçlayanlara oy verir mi? O pirler ve mürşitler ki, bin yılların Alevi geleneğini yaşatan, günümüze aktaran kişilerdir. Örneğin Arguvan-Germişili dedelerden Germişi Semahı dahil birçok deyiş derlenmiştir. Gani Pekşen’in derlediği pek çok deyiş bu bıyıklı ve sakallı dedelerden alınmıştır. Ünsal Öztürk-Alevigundem |
|