Ana sayfa
|
Radyo
|
Forum
|
Hesabınız
|
Haber Öner
  
Son Dakika
AleviGundem.com | Alevi Haber – Alevilik – Kızılbaş
Genç ALeviler
Ana sayfa Aleviler Dünya Editörden Kitap Kültür -Sanat Makale Manşet Ozanlar/Deyişler Siyaset Spor
             

PSAKD Seçimleri ve Fevzi Gümüş Tepkisi
Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) seçimleri Ankara’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Canlar...
08/04/12 - 2:00 Yorum sayisi 0(0)
Alevi köyünde provokasyon:”Pis aleviler hepinizi yakacağız!”
Adıyaman’da Alevilerin yoğun olarak bulunduğu Karapınar mahallesindeki birçok evin işaretlenmesinin üzerinden 1 ay...
31/03/12 - 6:19 Yorum sayisi 0(0)
Sivas Davası Düştü!
Sivas’ta, 2 Temmuz 1993′te Madımak Oteli’nin yakılması ve çoğu Alevi 33 aydının ...
13/03/12 - 8:54 Yorum sayisi 0(0)
ÖZGÜR YURTTAŞ VE EŞİT HAKLAR İÇİN TURGUT ÖKER
Kategori: Aleviler, Makale, Manşet, Siyaset, YazarlarımızdanEklenme Tarihi: Haz 8th, 2011Ekleyen: Turan Eser
...

Turan Eser
turaneser@gmail.com

Adaletsiz ve anti demokratik bir seçimin arifesindeyiz. Yasaklı ve barajlı bir seçim daha yaşayacağız. Özgürlük ve Dayanışma Partisi’ne (ÖDP) seçim yasağı var. Seçmen özgür bırakılmıyor. Seçmenin siyasal seçeneği olan partiler ya yasaklanıyor ya da seçim barajından dolayı katılımcılığı engelleniyor. Halkın oylar TBMM’ne yansımıyor. Ülkemizde toplumsal eşitsizlik ve adaletsizlik giderek artıyor. Mahalle baskısı, siyasette gerilim, çatışma ortamı, ayrımcılık, nefret söylemi, işsizlik, yoksulluk, hak ihlalleri AKP’li yılların gerçeği. Ülkemizde insanlar huzursuz, mutsuz ve kutuplaştırılmış hayatlarından muzdariptirler. AKP iktidarından kaynaklı, ciddi ve sonuçları tehlikeli bir kutuplaşmayı ve ayrımcılığı yaşıyor. Farklı olan herkes, siyasal İslamcı hegemonyanın baskısı altında korku cehenemini yaşamaktadır. Cemaatler toplumsal yaşamı, AKP hükümeti ise siyasal alanı kuşatmıştır. AKP iktidarı ve cemaatlerin çifte kuşaması altında, farklı kültürel kimliklerin eşitlik ve hak taleplerine karşı baskıcı, ayrımcı ve asimilasyoncu saldırlar devam etmektedir. AKP Alevilere ve kendinden olmayan herkese karşı Ayrımcılığın ve Kutuplaştırmanın Partisidir.

AKP hükümeti küresel kapitalizmin ve neo liberalizmin ülkemizde işbirlikçisidir. Halkı ve emekçileri neo liberal politikaların mağduru haline getirmiştir. Üniversite mezunu her üç gençten biri işsizdir. AKP hükümeti, sosyal devleti bitirmiştir. Emek ve meslek örgütlerinin kazanımlarını bir bir budamaktadır. AKP’li yıllar halk için, açlık, sefalet, yoksulluk ve işsizlik haline gelmiştir. 15 milyon insan yoksulluk sınırın altında yaşamaktadır. 4 milyon insan günde 1 dolar ile geçinmek zorunda kalmıştır. AKP iktidarı kendisinden farklı düşünen herkesi ve farklı kültürel kimlikleri bedel ödemesi gereken tehditler olarak görmektedir. Bu nedenle Emekçilere, sosyalistlere, Alevilere, Kürtlere, basın emekçilerine, yazarlara, kadınlara ve gençlere bedel ödettirmektedir. İnsanca yaşam ve insanca düzenden arındırılmış bir Türkiye’de yaşıyoruz. Bunun değişmesi için herkes bulunduğu yerden itirazını yükseltiyor.

Böylesi bir süreçte, Alevilere yönelik süregelen inkârcı ve asimlasyonucu politikalar, AKP iktidarı döneminde daha da çirkinleşerek artmıştır. Alevilerin eşitlik ve hak Talepleri, İstanbul 1. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Turgut ÖKER’in, “Meclise Can Gelecek” seçim kampanyasıda, siyasi iktidarın Alevi ayrımcılığı ve kirli siyasetine itiraz ve baş kaldırı olarak ortaya çıkmıştır. Turgut Öker’in siyasal seçim kampanyasının olmazsa olmaz taleplerini ise, AKP ve siyasal islamcı hegemonyayı besleyen ve farklı kültürel kimlikler üzerinde dinsel tahakküm kuran anti demokratik ve anti laik kamu kurumların varlığına itirazlar ve Türkiye’nin demokratikleşmesi talepleri yer almıştır.
Turgut Öker, inançsal açıdan tek tip yurttaş yaratmayı hedefleyen zorunlu din dersinin, Aleviler ve diğer inanç gruplarının vicdan ve inanç özgürlüğüne müdahale ve evrensel hukuk normlarına aykırılığına dikkat çekip, zorunlu din dersleri kaldırılmalısını savunuyor.

Öker, toplumsal kesimlerin dini ve inançsal hayatına devlet ve ideoloji adına müdahale eden ve hak ihlalinin adresi olarak görülen Diyanet İşleri Başkanlığı’nın varlığı laiklik ilkesine aykırı olduğunu ve bu kurumun inanan ve inanmayan kesimlerin vicdanlarına hükmeden tek tipçi ve asimilasyon politikalarına karşı çıkıyor. Diyanet Kurumu devlet içinde ayrı bir dinsel devlet haline gelmiştir. Devlet adına din ve dindarlık üreten Sünni-Hanefi bir kurumdur. Bu özelliğiyle Alevileri ve diğer inanç gruplarını ya da inanmayanları Sünnileştirmek gibi özel bir amaca sahiptir. Anti laik ve anti demokratik Diyanet İşleri Başkanlığı Kaldırılması talebi, ÖKER’in kampanyasının merkezinde duran diğer önemli bir konudur.
Turgut Öker’in diğer bir talebi ise, 12 Eylül sonrası giderek yaygınlaşan ve Alevi köylerine zorla cami yapılmasına olanak sağlayan yasal ve idari düzenlemeler bir an önce yürürlükten kaldırılması ve Alevi inancına ve ritüellerine yönelik yasakçı, baskıcı, asimilasyonu ve inkârcı yaklaşımların ürünü olan Alevi köylerine zorla cami yapılmasına son verilmelisidir.
Devlet ve siyasi iktidar Alevileri ve Alevi inanç kimliğinin özgünlüğünü inkâr eden yaklaşımlardan uzaklaşmalı ve Alevilere ait tüm kutsal mekânlar gerçek sahiplerine teslim edilmeli çağrısı ÖKER’in ısrarıdır.
ÖKER’in, Alevilere ve diğer farklı kültürel kimliklere yönelik uygulanan nefret ve ayrımcılık suçları, eğitim yoluyla ve yasal düzenlemelerle engellenmesi talebi ve AKP’nin nefret söylemine sığınmış siyaset diline itirazı önemlidir.
Öker, tüm katliamlarla birlikte, Türkiye’nin Alevi katliamlarıyla yüzleşmesini ısrarla ve haklı olarak talep ediyor. Katliamlarla yüzleşmek için önce Madımak Oteli utanç müzesi yapılmasını öne çıkartıyor.
Ayrımcılığa karşı, Cemevleri Alevilerin ibadethanesi olduğunu ve cemevlerine yönelik siyasal istismarlara son verilmesini ve eşitlik ilkesini ihlal eden tüm ayrımcılıkların kaldırılmasını talep ediyor.
Turgut Öker’in kampanyasındaki önemli olan diğer bir boyut ise, Alevilerin kendisi için talep ettiği tüm demokratik hak ve talepleri, bu ülkede yaşayan ve ayrımcılığa maruz kalan tüm farklı; etnik, inançsal, kültürel kimlikler içinde eş değerde talep etmesidir.
Turgut Öker klasik milletvekili adayı değildir. Halkın verdiği vekâletin hakkını veren bir siyasi avukatlık sözü vardır. 5 yıl boyunca konuşmadan, el kaldırıp, el indiren ve siyasal hareketsizlikten dolayı oturdukları koltukların fiziki şeklini alan milletvekillerine benzemez. Turgut Öker bunu tersine çevirecek bir kişidir. Turgut Öker, sözü Bektaşice, muhalefeti ise Pirsultancadır. Meclis’e muhalefetin sözünü taşımak için, TBMM’ne CAN gerek, muhalif ses gerek. O muhalif SES Turgut ÖKER’dir.

Bir ülkenin türkülerini yapanların, türkülerini yakanlar ve yasalarını yapanlardan daha güçlü olduğunu biliyoruz. Türkiye’de “türkü tadında yaşanan günler” için meclise CAN katmanın zorunlu olduğuna inanıyorum. Bu duygu ve düşünce herkesi geleceğimizi ortak akılla tayin etmeye, toplumsal eşitliği, emeğin hakkını, örgütlenme özgürlüğünü, düşünceye tam özgürlüğü, adaleti, kardeşliği, demokrasiyi, laikliği, demokratik cumhuriyeti birlikte inşa etmek için meclise Turgut ÖKER’i destekleyerek CAN katmalıyız.


Sitemiz Yazarlarından