|
CHP’de Boykot Dedi.
Kategori: Manşet, SiyasetEklenme Tarihi: Haz 27th, 2011Ekleyen: sercesme
...
Haberal ve Balbay’ın tutukluluk durumlarıyla ilgili yeni bir formül ya da yargı kararı çıkmaması durumunda, CHP’li vekiller Salı günü Meclis’te bulunacak ancak 24’üncü yasama yılı başlangıcında yemin etmeyecek. Dün Milliyet’in görüştüğü üst düzey CHP’li yetkililer, partinin “Bu iki vekili arkada bırakıp yola devam etme” niyetinde olmadığının altını çizdi. Genel Merkez’den isimler, Balbay ve Haberal’ın tutukluluğunu “namus meselesi” olarak tanımlarken, BDP Hatip Dicle ve KCK davasından yargılanan vekillere sahip çıkarken CHP’nin de pasif direniş gösterme niyetinde olmadığını söylediler. Partinin nihai kararı, bugünkü MYK toplantısında netleşecek. Ancak Milliyet’in görüştüğü üst düzey CHP’li yetkililer, dün gece itibariyle ağırlıklı eğilimin Salı günü saat 15:00’deki yemin töreninde yemin etmemek olduğunu doğruladı. Salı öğleden sonra 15:00’a kadar Balbay ve Haberal’la ilgili yargı ya da hükümetten somut bir öneri gelmemesi durumunda CHP’de sadece en yaşlı üye olarak Oktay Ekşi milletvekili yeminini edecek ve prosedür gereği geçici Meclis Başkanı olacak. Ekşi’nin başkalık kürsüsüne oturmasından sonra Meclis’te en genç iki vekilinin katılımıyla geçici başkanlık divanı oluşturulacak ve yemin töreni başlayacak. Ancak CHP’lilerin de BDP’liler gibi yemin etmemesi bekleniyor. Meclis’i kilitler TBMM’nin cumhuriyet tarihinde ilk kez yeni döneme iki kritik partinin protesto eylemiyle giriyor olması, Meclis açısından görülmemeiş bir sıkıntı. Bu tablo Meclis’in meşruiyetine gölge düşürmese de, “tutuklu vekiller” sorunu çözülmeden TBMM çalışmalarının “normalleşmeyeceği” anlamına geliyor. BDP’nin boykotu ve ardından CHP’nin yemin protestosu, “tutuklu vekiller” krizi çözülene kadar Meclis’in “kilitlemesi” anlamına geliyor. KILIÇDAROĞLU: Sessiz kalmayız Dün “tutuklu vekiller” kriziyle ilgili CHP’nin önündeki seçeneklerin ne olduğunu sormak için CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu aradım. Kılıçdaroğlu, seçimlere kadar çok koşturdu, yoruldu, hemen ardından Deniz Baykal-Önder Sav ekibinin salvolarını bertaraf etti ve şimdi de “tutuklu vekiller” kriziyle karşı karşıya. Öncelikle “Arada hiç dinlenebildiniz mi?” diye sordum Hayır, henüz tatile gidememiş. Dün Ayaş’ta bir festivalde gazetecilere “550 milletvekilinin orada olması gerekiyor… İlk sınavımızı Salı günü parlamentoda vereceğiz. Demokrasi ve özgürlük sınavımızı verirken, demokrasinin ve özgürlüğün y anında yüreklice duran herkesi parlamentoda, ortak düşü nceye, ortak eyleme çağırıyoruz” demişti. Bu sözler, partisinin Haberal ve Balbay’sız devam etmeme niyetinde olduğunun ipuçlarını veriyor. CHP’nin ne yapacağını sordum. Cevabı satır aralarında gizliydi: “Sabırla hükümetin bu sorunu çözmesini bekliyoruz. Bu demokrasi tarihimizin en ciddi krizlerinden biri. Seçimler gelenlerin parlamentoda yemin etmelerine izin verilmiyor. Hükümet hep halk iradesi diyor. Ancak halk geliyor, o iradeyi tecelli ettiriyor ve iki yargıç hayır çıkmazlar diyor. Hangi gerekçeyle engelleniyor? Halkın iradesi mi siyasallaştırılmış yargı iradesini mi kabul edeceğiz?” CHP liderine “ortak eylem” sözünden ne kast ettiğini sordum. “Halkla birlikte ortak bir tavır koyacağız. Bu tavır demokrasi gereğidir. Tabii ki önce mahkeme kararını bekleyeceğiz. Bugün yarın çıkarsa sorun çözülürse lafımız yok. Ama b u durumu görmezden gelirsek, bugüne kadarki demokrasi mücadelemizi reddetmiş oluruz. Bu anormal yapı devam ederse sessiz kalamayız.” dedi. Kılıçdaroğlu, BDP ve MHP’yle ortak hareket etmediklerini söylese de şöyle devam etti: “Biz olaya sadece CHP’li milletvekilleri olarak bakmıyor. Bu bir demokrasi olayı. Bu anlayışımız belli. Diğer partiler tarafından nasıl algılanır bilmiyorum ama demokrasi istiyorsak bu vekillerin Meclis’e girmesi gerekiyor. Gelip yemin etmelerini engelleyecek bir hüküm yok.” Osman Kavala: Ölüm riski yaratan bir müdahale |
|