|
Hamza Aksüt: Hacı Bektaş şenliği İzlenimleri (2011)
Kategori: Aleviler, Manşet, YazarlarımızdanEklenme Tarihi: Ağu 19th, 2011Ekleyen: Hamza Aksüt
...
15 Ağustos günü GAH (Genç Alevi Hareketi) Hacı Bektaş dergahının Alevilere devredilmesini isteyen bir gösteri yaptı. Bu gösterideki pankartların politik yönü ağır basıyordu. 16 Ağustos günü Pir Sultan Abdal (Kültür) Dernekleri kalabalık sayılabilecek bir kitleyle aynı isteği yerine getirdi. Kortejin önündeki Ali resmi dikkat çekiciydi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşması sırasında yapılan bu gösteri halktan büyük alkış aldı. Korteje ben de katıldım ancak, “Yolumuz Kızılbaşlık” türünden kimlik bozucu bir slogan atılınca kortejden ayrıldım. Hakkını yemeyelim; bu yılki şenlikte programı olan tek örgüt Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri idi. Üstelik, Adıgüzel Erbaş dede, ‘klasik’ bir cem yürüttü. Mustafa Özarslan, Aleviliğin inanç olduğunu sık sık vurgulayarak güzel bir konser verdi. Tek olumsuzluk; Hacıbektaş eski belediye başkanı olan Mustafa Özcivan’ın Hacıbektaş kasabası ve Hacı Bektaş dergahının tarihiyle ilgili bir konuşma yapması için görevlendirilmiş olmasıydı. Özcivan, konuyu bilmediğini, tarihçi olmadığını söyleyerek söze başladı. Ne var ki, son otuz yılda Alevi tarihi alanında yaratılan kirlilikleri, Alevi tarihiymiş gibi sundu. Aleviliğin Şamanizmden geldiğini, ardıç ağacının Alevilikte kutsal olduğunu belirtti. Hacı Bektaş’ın bir Baba İlyas halifesi olduğunu iddia etti. Babailer ayaklanmasından sonra (aslında ayaklanma değil) kaçıp şimdiki Hacıbektaş kasabasının olduğu yerde gizlendiğini belirtti. Burasının gizlenmek için çok uygun bir yer olduğunu söyledi. Oysa, Hacıbektaş kasabası, ovanın ortasında. Yani, gizlenmeye uygun bir yer olduğu söylenemez. Bilgi kirliliği, Hacıbektaş’ın şimdiki belediye başkanı Salmanpakoğlu’nun protokol konuşmasında da kendini gösterdi. Başkan, Hoca Ahmet Yesevi Ocağından söz etti. Oysa böyle bir ocak yok. Hacı Bektaş’ı bu ocağa bağladı. Eski ve yeni belediye başkanlarının konuşmasında dikkat çeken bir başka nokta; Alevileri yalnızca Türk kökenli saymalarıydı. Kürt, Arap, Arnavut, Abdal, Fars ve Rom Alevilerden haberleri yoktu! İkinci gün düzenlenen protokol konuşmaları tümüyle politikti. Abdallar dışındaki Alevilerin (ben onlara şakayla karışık, Beyaz Alevi diyorum) yoğun ilgi gösterdiği tek etkinlik bu konuşmalardı. Türkiye’deki Alevi nüfusunu 25 milyon sandıkları için Türkiye politikasına ağırlığını koyma düşüncesinin bir sonucuydu bu durum. Öyle ya, 25 milyonun 15 milyon, oyu var denektir. İşte size Alevi Hareketi için hazır bir kitle! Şenlikteki önemli kazançlarımdan biri, İran’ın Tahran kentinde kalan bir Alevi seyidiyle görüşmemiz ve sohbet etmemiz oldu. Seyyid, Türkiye’deki Aleviler göre çok daha bilgili ve bilinçli idi. Şaşırmadım, çünkü daha önce de bu tür örnekler görmüştüm. Seyyid, politik sorulara yanıt vermiyor, bir seyyidin politik konularda konuşmasının çok yanlış olduğunu ısrarla vurguluyordu. İran’daki Alevi nüfusun ne kadar olduğu sorusuna “en az dokuz milyon” yanıtını verdi. Etnisitelere göre nüfus sorulduğunda Kürtlerin çoğunlukta olduğunu söyledi. Kesinlikle değinmem gereken bir konu; Abdallar ve Hacı Bektaş şenliği. Her yıl olduğu gibi, kalabalığın en az yüzde sekseni Abdal. Birçoğunun kurbanı var. Aklıma Yanyatır ocağından birisinin sözü geldi: “Hacı Bektaş, bizim değil, Abdalların ocağıdır.” Beyaz Aleviler, Abdalları küçümsüyor, onların hırsızlık amacıyla geldiğini söylemeye devam ediyor. Oysa Abdallar, çoluk çocukla, kurbanla gelmiş. Çoluk çocuk, caddelerde, sokaklarda kilim üzerinde uyuyor. Aklıma yıllar önce katıldığım bir tv programı öncesi bir belediye zabıtasının şu sözü geliyor: “Başkan bunları (Abdalları) Hacıbektaş kasabasına sokmayacak ama, Hünkar’ın ‘72 millete bir gözle bakın’ ilkesi belini kırıyor. Bir başka gözlemim, Abdallardaki çocuk sayısının fazlalığı. Demek ki, 20-30 yıl sonra Türkiye Alevilerinin büyük çoğunluğu Abdal olacak. Saçı uzun bir Beyaz (erkek) Alevi, bir Abdal’a kızdı ve ekledi: “Siz bizden fazlasınız.” Bir söz daha aklımda kaldı: “Dergah, Alevilere devredilse hangi yapı bunu üstlenecek? Aleviler buna hazır mı? Yoksa bu durum, bir ayrışma, çekişme ve kavga konusu mu olur?” Saygı ve sevgiyle… |
|