|
Madımak sanığı ağır bürkorasiyle ‘serbest’ kaldı
Kategori: Aleviler, Editörden, Manşet, üstmansetEklenme Tarihi: Kas 14th, 2011Ekleyen: sercesme
...
1993’te Madımak Oteli’nde 35 aydının yanarak ölmesiyle sonuçlanan olayın firari sanığı, Polo Sivas Katliamı davasının firari sanıklarından Vahit Kaynar’ın Polonya’da yakalanması ve kefaletle serbest bırakılmasının ardından Adalet Bakanlığı’ndan bir açıklama yapıldı. Açıklamada Kaynar’ın 26.09.2011’de Polonya’da yakalandığının öğrenildiği ve Bakanlığın Kaynar’ın iadesi amacıyla 27.09.2011’de 40 gün süreyle tutuklanması için yazı gönderdiği ifade edildi. Bakanlık açıklamasında Kaynar’ın Polonya mahkemesi tarafından tutuklandığı, iadeye ilişkin evrakın Ankara Cumhuriyet Savcılığı’ndan Dışişleri Bakanlığı’na 13.10.2011 tarihinde ulaştırıldığı ve Bakanlığın evrakı 27.10.2011 tarihinde Polonya makamına ulaştığının teyit ettiği ifade edildi. Sivas Katliamı Davası’nın müdahil avukatlarından Şenal Sarıhan ise Kaynar’ın yakalanmasını öğrenmesinin ardından iadesine ilişkin dilekçeyi 15 günde hazırlamasına rağmen, Bakanlığın dilekçeyi Polonyalı makamlara 1 ayda ulaştırmasına isyan ederek şunları ifade etti: FİRARİ OLDU Sivas davası sanıkları cumhuriyete, laikliğe ve devlete alenen hakarete varan sloganlar atmışlar ve o dönemde yürürlükte olan TCK’nın 146. maddesi yani Anayasal düzenin ilgasına yönelik fiillerde bulunmuşlardır. Dava sonucunda kararda olayın siyasi amaçlı bir katliam olduğu halde sanıklara adam öldürme, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine aykırılık gibi eylemlerden cezalar verildi. Bir bölümü de beraat etti. Kaynar da toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasasına aykırılıktan ceza aldı. Yaş küçüklüğünden cezası iki yıla indirildi ve bir süre sonra tahliye de edildi. Kararı temyiz ettik ve Yargıtay 9. Ceza Dairesi aralarında Kaynar’ın da bulunduğu 37 sanık hakkında TCK’nın 146. maddesinin 1. fıkrasına aykırılık suçunu tespit etti ve Vahit Kaynar idam cezasına mahkum oldu. İdam cezasının 2005 yılında kaldırılmasıyla birlikte cezası ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildi. Bu kararda Vahit Kaynar’ın bizzat polisin otele girmesine engel olduğu, otele girip eşyaları kırıp döktüğü ve oteli yaktığı fiilleri kabul edilmişti ancak bu karar çıktığında Kaynar tahliye olmuş ve yurt dışına kaçmıştı. Dolayısıyla kırmızı bültenle hakkında arama kararı çıkarıldı. GÖREVİ İHMAL VAR Kaynar’ın Polonya’da yakalandığından 5 Ekim’de haberdar oldum ve hemen Cumhuriyet Savcılığı’na ve Adalet Bakanlığı’na sanığın geri getirilmesi için başvuruda bulundum. Bakanlığı açıklamasında 26 Eylül’de durumu öğrendiklerini görüyoruz. Yakalandığına ilişkin biz avukatla bilgi verilmedi ve olay basına yansıtılmadı. Bakanlığın Kaynar’ın yakalanmasından erken haberdar olmasına rağmen işlemlerin süresinin çok uzadığını da açıklamadan anlıyoruz. Ben 15 dakikada Bakanlığa geri getirilmesine ilişkin dilekçelerimi hazırlarken, Bakanlık olaydan haberdar olmasından 17 gün sonra geri iadeye ilişkin belgeleri Dışişleri Bakanlığı’na gönderiyor ve o belgeler de 27 Ekim tarihinde Polonya makamlarına ulaştırılıyor. Benim 15 dakikada yaptığım işi Bakanlık 1 ayda gerçekleştiriyor. Bu noktada yetkililerin görevi ihmali suçu var. Burada Almanya ve Polonya’nın tutumunu da anlamak mümkün değil. Bir insanlık suçlusu Türkiye’ye iade edilmedi. BÖYLE KARAR OLUR MU? Adalet Bakanlığı’nın açıklamasıyla Vahit Kaynar’ın 2006 yılında Almanya’da yakalandığını ancak Alman makamların ‘sanığın yasayla korunan bireysel hakları ihlal ettiğine dair yeterli şüphenin tespit edilemediği’ gerekçesi ile iade etmediğini de öğrendik. Acaba Bakanlık Kaynar hakkında Yargıtay’dan çıkan cezayı değil de ilk mahkemede verilen toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa ilişkin aldığı hükmü mü Alman makamlarına sundu merak ediyorum. Yargıtay’ın kararına rağmen Alman makamlarının böyle bir karar vermesi mümkün değil. Ben Kaynar’ın Almanya’da iki restoran işlettiği ve Polonya’da yakalandığında sahip olduğu aracın serbest bırakılması için verilen kefalete eşdeğer fiyatta olduğunu öğrendim. Interpol’in aradığı bir kişi nasıl yetkililerden habersiz böylesine bir hayat kurabiliyor kendisine? Ben Adalet Bakanlığı’ndan bu olayın kovuşturulması ve iadesinin sağlanması için taleplerime devam edeceğim. (Emre Öztürk – Vatan ) |
|