|
ABF’NİN ‘CAN’ DERGİSİ ÜZERİNE
Kategori: Aleviler, Makale, YazarlarımızdanEklenme Tarihi: Ara 7th, 2011Ekleyen: Bülent İşcan
...
Derginin genel yayın yönetmeni Necdet Saraç, ‘ Yayına başlarken’ başlıklı yazısında Aleviliğin son 20 yıl içinde örgütlenme ve görsel yayın alanındaki gelişmeleri anlatırken “Alevi harekâtı son 20–22 yılda çalışmalar yapmış olsa da, geldiği aşamada artık Alevi toplumunun ihtiyaçlarına yeteri kadar yanıt verememektedir. İnançsal çalışmalar da, sosyal, kültürel çalışmalara, eğitsel çalışmalardan, siyasal çalışmalarına kadar her şeyi bir arada yapmaya çalışan bir dönemin sonuna gelindi….. Bir birini tekrar eden etkinlikler, kendisi konuşup kendisi dinleyen televizyonlar, motivasyonunu kaybetmiş yöneticiler…” deyip yeniden bu alanlarda yapılanmayı hedef edindiklerini söylese de, derginin içeriği ise çoğu özeleştirisini yaptığı ‘tekrar’larlı makalelerle dolu. Bu tespitlerimden sonra dergide bulunan bir söyleşi ve 17 makale tek, tek değerlendirmeyeceğim. Dergide bazı makaleler daha önce yazarların yayınladıkları bildiğimiz makaleler. Makalelerin hemen, hemen hepsinde – Hüseyin Dedegarkın ve Hamza Aksüt’ün yazıları dışında- kaynak belirten dip not bulunmamakta, okuyucular daha fazla bilgilenmek istediklerinde hangi kaynağa başvuracaklar!!? , Yoksa bu yazılanlar yazarların ‘fantesizleri’ mi? Kendi sosyal-siyasal düşüncelerinden dolayı yaptıkları yorumlar mı? Ve bir iki yazı dışında alevi inancına dair örnekleme ve kaynaklı anlatım yok. Mürşit ocağı Dede Garkın evladı Hüseyin Dedegarkın yazısında inanç alanına biraz değinmiş. Mehmet Şahin ‘de yazısında genel Alevi ahlakı ve yaşamı üzerine Hünkâr’ın deyimleri ile notlar düşmüş güzelde olmuş. Hasan Harmancı’nın yazısı da buna benzer bir içerikli ‘ TAO’DAN İbn Arabi’ye; Vahdet-i Vücüd, Yoga’dan Hacı Bektaş Veli’ye: Dört Kapı Kırk Makam’ başlığı ile uzak doğu felsefelerinde Hacı Bektaş’a dört kapı, Kırk makama, TAO’dan İbn Arabî’ye Vahdet-i Vücud bulmaya çalışmış. Diğer bir fantezi yazısı Yaşar Seyman’a ait, Makalesinde “Alevilikte kadın erkek cemi birlikte yapar. Haremlik-Selamlık yoktur. Cemi sürdüren dedenin sağında ve solunda kadın oturur. Dedenin yokluğunda eşi cemi yürütür. S: 53” demekte. Dergide bunları okuyunca ister istemez kendime soruyorum. Bu tip yazılarla mı aydınlanacağız, iç çelişkilerimizi gidereceğiz? Daha seçici olamaz mıyız? İnsanların isminden çok başka şeyler bakmamız gerekmez mi? Yakın tarihimiz ile ilgili Kelime Ata ve Necdet Saraç’ın yazıları okunmalı. Necdet Saraç yazısında, Tekke ve zaviyelerin kapatılması sürecinde ki tartışmalarda Alevi dede ve Babalara “ASALAK” denmesine ve kimsenin ses çıkarmamasına ( S:83) haklı olarak sitem ederken. Hasan Harmancının ‘ Boş sayfa ve KAN II’ –Dergide dışında yayınladığı- makalesinde dedelere ‘ASALAK’ demesine Feramuz Acar’ın bu yoruma destek yazısında da ‘Evladı Rezil’ demelerine ne diyor. Âcizane benim önerilerimi sorarsanız. Can dergimizde neler yok. 1- Alevi İNANCI ve Ritüeli adına bir tek cümle yok. ( Hüyesin Dedegarkın’ın yazısı hariç) En önemlisi, ALİ yok, 12 İmam yok, Kemerbestler, Ehlibeyt yok. Alevi tarihi yok. Bunlar benim gördüğüm eksiklikler. Sanırım bu derginin 2. sayısı ya çıktı ya çıkacak, bunlar var mı bilmiyorum. Dilerim olur, Hatta bundan sonraki yazılarda, öncelikle Alevi mürşitlerinin Türbe, Tekke ve dergâhları (Kerbela, Mısır, Balkanlar, Meşed vs.) ve Aleviliğe katkı sunan Dergâhlar ( Erdebil gibi) coğrafyaları ve yaşamları incelenir, Ansiklopedik bir çalışmada yapılmış olur, Alevilerin arşivi olur. Ve bu coğrafyada yaşayan diğer inançlarıda kısa, öz olarak incelenirse komşularımızı da tanımış oluruz. – Ezidilik, Sünnilik, İsmaililik, vs. gibi.- Beklentim bunlar. Dilerim gönül kalmaz. |
|