Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          Künye          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv          Rss Listesi
 

Köşe Yazısı - TANRI ACIYA KOŞAR - Alevi Gündem, alevi haber, alevilik
   
 

Esat Korkmaz ¬

Esat Korkmaz

 TANRI ACIYA KOŞAR

 Yazı Boyutu

 Tarih : 17.02.2010 - 14:08:28 


(Kızılbaş Kültürde)


(Kızılbaş Kültürde)

TANRI ACIYA KOŞAR

Esat Korkmaz

 

Hayal edilmiş özü değil, gerçek özü, yani insanı örnek alan Kızılbaş felsefe, düşünceyi onun karşıtından, maddeden, özden, duyulardan üretir. Bu nedenle Kızılbaş felsefe, metafizik tanrıyı inkâr eder; bunu da Tanrı’yı insan kılığına sokarak, ardından insan kılıklı bu tanrıyı, insan gibi hisseden, düşünen bir tanrı durumuna getirerek yapar. Ve ona tapar; tapar tapmaz da teoloji antropolojiye dönüşmüş olur. Bu bağlamda her gülbank, tanrının nesnelleşmesinin gizini açığa vurur; her gülbank tanrıyı insani sefaletin içine çeker. Acı çeken tanrı, acı çeken insana ilgisiz kalamaz.

Bu kapsamda gülbanklar, ortodoks inançlardaki duayı ya da ayeti karşılar. Ortodoks anlamda ayet, Kuran cümlesi ya da Kuran’ın her bir bölümünü oluşturan numaralandırılmış kısa paragraftır. Alevilik-Bektaşilikte ise insan Konuşan Kuran olarak algılandığından onun sözleri ayet anlamında gülbanktır. 

Açıkçası bâtıni algıda, görünmeyen tanrısal öz, eyleme geçerek, yani gülbank okuyarak görünüşe taşınır. Eğer tanrısal olanın sırrına ermek istersek doğayı ve doğa parçalarını okumamız zorunludur. Burada okuma, gözleyerek ya da başka araçlarla bilgilenme anlamına gelir.

Bunun anlamı açıktır: Dağlar-taşlar, insanlar-hayvanlar derdini anlatmak, kendi öyküsünü yazmak için görünür duruma gelirler. Bu nedenle kimi sûfiler, doğanın ya da doğa parçalarının gülbank anlamında birer ayet olduğunu vurgularlar.

Böylece tanrı bize acır ve insanlarla birlikte insan olur. Demek ki Tanrı, insandan dolayı acı çeker. Acı uzun süre bastırılmaya yatkın olmadığı için Tanrı, seçeneksiz acının ödülü anlamında görünüşe taşınır. Bu olaya Tanrı’nın kerameti adı verilir. Tanrı ıstırap çekerek doğurur ve kurtuluşa taşır kendini.

Ama diğer taraftan biz biliyoruz ki neden(Tanrı) gizlenmeyi sever: Yani duyu organları aracılığı ile bilince yansıyan bir görüntü vermez; insanın hiçliğinde karanlık bir itki olarak doğum kanalına girer; doğduğunda, yani duyu organlarıyla algılandığında çoktan neden olmaktan çıkmıştır. Vahyin sonucu anlamında somutluk kazanmıştır artık.

Acı, sûfi gelenekte,  simgesel anlamda tuz olarak algılanır ve manevi gelişim için yaşanılması kaçınılmaz olan bir durumu ya da idraki kaplayan kabuğun çatlaması halinde açığa çıkan şeyi anlatır.  Nasıl tanımlarsak tanımlayalım acı, diyalektik karşıtlığın daha akıllı yanı olarak algılanan bir öğretmenden başka bir şey değildir. Açıkçası hisseden doğanın etken gerçekliğidir.

Alevilikte Tanrı, acı nedeniyle çıkardığımız seslerin yankısıdır. Demek ki Tanrı, ses olmuş acıdır: Açımladığımız mantığın izini sürersek –Tanrı tuzdur, Tanrı, tenimizin yırtılması durumunda açığa çıkan şeydir, Tanrı öğretmendir, diyebiliriz. Acı, kendini dışa vurmadan edemez: Acı, içimizde birikip bize baskı uygulamaya başladığında onu duygu donuna döküp salarız havaya; özel acımızı, genel bir acıya, yani dışımızdaki bir acıya bağlayarak hafifleriz.

Sessiz doğa, hissetmeyen doğa bizim acılarımıza ilgisizdir; çünkü genelde doğanın, özelde hissetmeyen doğanın yazgısı, insan mutluluğu üzerine kurulu değildir. Tektanrıcı dinlerin tanrısı da varlık-ötesinde ikamet ettiğinden, acılarımıza kayıtsızdır. Tam tersine etobur bir acı kaynağıdır. İşte bu noktada Alevi kültürü olağanüstü bir kıvraklık göstermiş, ezilenleri düze çıkartacak kurtarıcı bâtıni bilinç kapsamında Tanrı’yı, ikamet ettiği varlık-ötesinden alaşağı ederek insan donuna döküp yere indirmiştir: Böylece Tanrı acıya koşmuş, acı olmuştur. Bu tanrısal tasarım gereği bir Alevi gülbank söylerken ya da dinlerken ağlar; görünüşün ötesine taşındığımızda, ağlayan o değil Tanrı’dır artık.

Tektanrıcı dinlerin varlık-ötesinde ikamet eden tanrısı acıdan sakındığı için insan, kendi içine kapanmıştır, içinde kendini dinleyecek birini bulmaya yönelmiştir. Bulduğu şey, acı kaynağı bir ıstırap yumağından başka bir şey değildir. Bir Alevi, vahdet-i mevcut gereği despotla taraf olan kutsallığı kırdığında cildini yırtmış olur; acıyı besleyen ıstırap yumağı yırtılan yerden dışarı fırlar ve –Ben Tanrı’yım, der. Her gülbank, bu kapsamda her yakarı, öznel olanla nesnel olanın özdeşliği üzerine yapılanır ve gönül ihtiyacının her şeye hükmeden bir zorunluluk olduğunu bize anımsatır.

 

 

 

 


 
1 2 3 4 5   Bu Yazıya Toplam 5 Puan Verildi
 Kaynak :  Esat Korkmaz

 Kategori  Köşe Yazısı

331 Kişi Tarafından Okundu.

Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Yazara Ait Diğer Yazılar

ALEVİ OLMAK AŞKA ÂŞIK OLMAKTIR

 05.07.2010

ÖLÜMÜN TADI: DENİZ-YUSUF-HÜSEYİN

 28.04.2010

YIKMANIN ŞİİRSELLİĞİ

 08.04.2010

TANRI ACIYA KOŞAR

 17.02.2010

TOPLUMSALLAŞMADAN SİYASALLAŞMAK BİR OYUNDUR()

 16.12.2009

ŞEYH BEDREDDİNİ UNUTMAK SUÇTUR()

 16.12.2009

Mitolojilerde Gezinti Gölge Etme Başka İhsan İstemem()

 16.12.2009

GERİYE DÖNÜŞ TAPIMI ANLAŞILMADAN ALEVİLİK ANLAŞILAMAZ()

 16.12.2009

MİTOLOJİLERDE GEZİNTİ() Buda Kapala ya da Budanın Kafatası

 16.12.2009

BÂTINİ İNANCI DOĞRU OKUYALIM()

 16.12.2009

Mitolojilerde Gezinti Pandoranın Kutusu()

 16.12.2009

Çalçakırlarda Hıdrellez Cemi()

 16.12.2009

FELSEFEMİZİ DOĞRU OKUYALIM()

 16.12.2009

Zorunlu Açıklamaya Zorunlu Yanıt()

 16.12.2009

AYDINLARINDAN KORKAN ÖRGÜTLER, AYDINLIKTAN KORKAN AYDINLAR()

 16.12.2009

 
 
 

 Duyuru
 Köşe Yazıları

alevigundem

alevigundem ¬
İŞARET FİŞEĞİ

Esat Korkmaz

Esat Korkmaz ¬
ALEVİ OLMAK AŞKA ÂŞIK OLMAKTIR

Hasan HARMANCI

Hasan HARMANCI ¬
Kim İleri Kim Geri

Hamza Aksüt

Hamza Aksüt ¬
ALEVİ KİMDİR, ALEVİLİK KRİTERLERİ

Haşim KUTLU

Haşim KUTLU ¬
Evladı Kerbelayık Be Hatayık

Ünsal ÖZTÜRK

Ünsal ÖZTÜRK ¬
DÜALİZM

Turan ESER

Turan ESER ¬
DEDELİK TALİMAT DEĞİL, İKRAR, RIZALIK VE YOLA HİZMET KURUMUDUR.

Murtaza Demir

Murtaza Demir ¬
Anayasa Paketinde Alevi Talepleri Neden Yok?

Durak ARSLAN

Durak ARSLAN ¬
Taşımak…

İsmail KAPLAN

İsmail KAPLAN ¬
Türkiye Şeriata Doğru

Hüseyin DEMİRTAŞ

Hüseyin DEMİRTAŞ ¬
ALEVİLİĞİ TANIMLAMA, TANI

Mihrac Ural

Mihrac Ural ¬
KAOS İÇİN YALAN HABER

Feramuz Acar

Feramuz Acar ¬
2 Temmuzda SİVASta, 3 Temmuzda ÇORUMdayız..

Hıdır Yergezen

Hıdır Yergezen ¬
Alevi Bektasi Inancinin Kadim izleri (4)

Rıza AYDIN

Rıza AYDIN ¬
SIDKÎ BABA’NIN BİR NEFESİNİN AÇTIĞI ÇIĞIR

Seyfi Maxundi

Seyfi Maxundi ¬
EŞİK (ŞEMÛG)

Ahmet Koçak

Ahmet Koçak ¬
Genç Aleviler Konuşuyor - Bölüm III

Reber Cengiz Ünal

Reber Cengiz Ünal ¬
Sürgün Bir Ozan: Emekçi

Seyit Gezek

Seyit Gezek ¬
NE YAPILMAK İSTENİYOR

Fezali

Fezali ¬
Yazı Eklenmemiş
 
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
 
 Takvim
9  Eylül 2010  
Pts Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


 

 
 Son Haberler
 
 Popüler Haberler
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.5033 1.5106
  Euro 1.9179 1.9272
 
 Reklam



 





Alevilik | Gündem | Siyaset | Dünya Gündemi | Kültür Sanat | İnanç | Bilim | Köşe Yazıları | Duyurular | Mürşitler/Pirler/Talipler/Ozanlar/Deyişler | Yeni Çıkan Kitaplar | GÜLBANKLAR(HAYIRLILAR) | Erkanlar | Araştırmalar Ve Tezler | Biyografi/Otobiyografi | Gizlilik Politikası


 
 

   © Copyright - 2008- Alevi Gündem, alevi haber, alevilik - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu site

 Çilem.Net altyapısını kullanmaktadır.

0,42 saniye.