Haşa hikmetine karışmam amma,
Aşıkınım duramıyom görünce.
Senin işin var mı bu ne muamma,
Günah m’olur hata m’olur sorunca.
Gizli sırrı ayıpları görürsün,
Mekanın yok imiş nerde durursun,
Gönlün olduğuna bol bol verirsin,
Bir cömert ganisin gönlün olunca.
Sesin duyun deniz coşar bulanır,
Yüzün gören dağlar yanar küllenir,
Deryan mı çoğalır neren bollanır,
Şu gözümün yaşın yere dökünce.
Sağ yüzün gündüzdür yakar lambayı,
Sol yüzün gecedir ışıtır ayı,
Şimden sonra kınamayın kimseyi,
Sen gibi büyükler hatır yıkınca.
Harun karun ettin kimini Tanrı,
Kimini aç susuz koydun ahiri,
Ben cömerdim deyi öğünme bari,
Al’İzzet kuluna böyle bakınca.
***
Aman Allah şaşılacak işin var,
Bu gökler ne, bu yerler ne, bu hal ne.
Yazın var güzün var karın kışın var,
Bu afat ne, bu yağmur ne, bu sel ne.
İsa ta yanına varmak istedi,
Musa cemalini görmek istedi,
Alçak Nemrut seni vurmak istedi,
Bu şeytan ne, bu fitne ne, bu kul ne.
Korkutursun cehennemden kulları,
Sen gösterdin doğru eğri yolları,
Yıkarsın yaparsın sen bu illeri,
Bu şimşek ne, bu hışım ne, bu yel ne.
Kulun ne suçu var emreden sensin,
Her işi yap deyip seyreden sensin,
Yine bu şerleri hayreden sensin,
Bu ağu ne, bu zehir ne, bu bal ne.
Şu gökleri Amerika yapmadı,
Şu yerleri Urusuya yapmadı,
Al’İzzet’i hiçbir üstat yapmadı,
Yapan sensin, yıkan sensin, bu el ne.
***
Bin dokuz yüz kırk ikinin
yılında,
Nice tüccar, nice zengin aç kaldı,
Mal kalmadı ireşberin elinde,
Tükendi samanlar hayvan aç kaldı.
Çiftler sürülmedi koşumsuzluktan,
Tarlalar boş kaldı tohumsuzluktan,
Çok atlar tay attı bakımsızlıktan,
Arpa yoktur has küheylan aç kaldı.
Köpekler uludu yalım yok diye,
Gitmedi davara halim yok diye,
Aşiret ağladı malım yok diye,
Göçmedi yaylaya Türkmen aç kaldı.
Ak bez bulamadık şal palaz giydik,
Kefensiz çok ölü mezara koyduk,
Un bulgur yok mısır kulağı yedik,
Çoluk çocuk sabi sıbyan aç kaldı.
Işıklar karardı, gazlar tükendi,
Kabadayı köy ağaları utandı,
Aş ekmek yok süslü odalar kapandı,
Hanedana gelen mihman aç kaldı.
Dilenciler odalardan kesildi,
Un çuvalı seklemlere basıldı,
Düğün bayram bir köşeye kısıldı,
Köy ağaları sağdıçlar gelin aç kaldı.
Ekmek İsa oldu göğe çekildi,
Nice nazlı kızlar otlar yayıldı,
Yolcular yoruldu düştü bayıldı,
Kesildi dermanlar insan aç kaldı.
Camuzlar ma dedi baktı samana,
Öküzler inekler meledi dana,
Başka zaman değil hele bu sene,
Aşık Ali İzzet Özkan aç kaldı.
***
Ya Rab makamında gözüm yok,
Gökler senin yerler senin il senin,
Haşa senin birliğinde sözüm yok,
Dünya senin ahret senin hal senin.
Bu alemi ben değil sen yarattın,
Bazı var eyledin, bazı yok ettin,
Yunus Nebi’yi de sen suya attın,
Derya senin balık senin göl senin.
Hikmetinden asla sual sorulmaz,
Derin bir muamma akıl erilmez,
İsmin çoktur amma, cismin görülmez,
Gösteren sen gören sensin yol senin.
Her nereye baksam seni görüyom,
Sen’arıyom seni senden soruyom,
Ben bir kiracıyım handa duruyom,
Tapu senin tarla senin mal senin.
Gafur ismin varikene ya Hüda,
Kim var, kime gidem senden dah’öte,
Çık mülkümden dersen Ali İzzet’e,
Yalvarırım günah benim kul senin.
***
Millet kan uykuda yurtta soygun
var,
Hırsız belli değil, iz belli değil.
Her tarafta oylum oylum yangın var,
Ateş belli değil, köz belli değil.
Sağlar can veriyor, ölüler vergi,
Aslanlar şal giydi, tilkiler kürkü,
Her şey pahalandı geçim ne zor ki,
Çarşı belli değil, bez belli değil.
Sudan ucuz bizden fakir hızan yok,
Gömlek yok, kefen yok, mezar kazan yok,
Hortladı istibdat tat yok, düzen yok,
Şeker belli değil, tuz belli değil.
İstedik ki şeker ine elliye,
Gittikçe artmakta fiat belli ya,
Karanlıkta kaldık, Allah kolluya,
Mazot belli değil, gaz belli değil.
Yine eski şamar, yine eski el,
Eksik değil yüzümüzden çal ha çal,
Kıyamet mi koptu ya Rab bu ne hal,
Afat belli değil, yaz belli değil.
Oy dilencileri köy köy geziyor,
Asılsız fasılsız vaadler yazıyor,
Varlık deryasında yokluk yüzüyor,
Çoklar belli değil, az belli değil.
Ardıçlar kad’oldu çamlar da müftü,
Gaz yok, tuz yok, bez yok geçim ne zor ki,
Gücü gücü yeten’oldu İzzeti,
Ağız belli değil, söz belli değil.
***
Veysel’sin visale ereyim diye,
Sen alimsin ustam irfana geldim.
Kevser ırmağını göreyim diye,
Bir kuru çeşmeyim ummana geldim.
Sen bir Süleyman’sın ben bir karınca,
Bayram eder dostlar dosta varınca,
Selavat getirdim yüzün görünce,
Küfrü terkeyledim imana geldim.
Aşıklar Sultanı ayan beyansın,
Görmez derler ama gören duyansın,
Mansur gibi kanlı gömlek giyersin,
Enelhak bazarı meydana geldim.
Allah zati severse bir insanı,
Mülke malik eder yükselir şanı,
Sazın sözün hayran etti cihanı,
Muhabbet bülbülü gülşana geldim.
İzzeti’yim ziyaretim kabul et,
Mürşidi kamilsin müşkülüm hallet,
Arafat dağısın lokmam kabul et,
Koç gibi kapına kurbana geldim.
***
Cenazeme imam oldu nazarım,
Öldüren de benim, ölen de benim.
Mezarımı eliminen ben kazdım,
Ağlayan da benim, gülen de benim.
Allah gizli değil, sana benziyor,
Canı, katı, teni, bana benziyor,
Gah doğar, gah batar güne benziyor,
Gidenler de benim, kalan da benim.
Mansur Allah benim dedi yüzüldü,
Meydanda taşlandı cismi ezildi,
Şanımıza yüzdört kitap yazıldı,
Bildiren de benim, bilen de benim.
Al’İzzet’i bir Al’İzzet arıyor,
Al’İzzet’ten Al’İzzet’i soruyor,
Allah benim desem Allah görüyor,
Gerçekler de benim, yalan da benim.
***
Adem’den Havva’ya selam
getirdim,
Habil Kabil oldum al kan göründüm.
Hak emretti melekleri okuttum,
Şerre memur oldum şeytan göründüm.
Nuh ile bir olduk bir gemi çattık,
Her cins mahluk aldık içeri attık,
Bir zaman balığın karnında yattık,
Hikmet deryas’oldum umman göründüm.
Süleyman’a Belkis oldum sevildim,
Allahgilin dergahından kovuldum,
İsa oldum çarmıhlara gerildim,
Asmana kaçtım Yuhan göründüm.
Halil ile bir evyaptık Allaha,
Halkı secd’ettirdik o Beytullaha,
İsmail’e imdat geldik vallaha,
Arafat dağında kurban göründüm.
Üç yüz yıl uyuduk mağrada nihan,
Kıtmir’i kapıya bekçi ettik heman,
Muhammed Ali’nin geldiği zaman,
Hizmet kapısında Selman göründüm.
Çok geldim gittim zaman içinde,
Çok kalıp eskittim cihan içinde,
Çok şekile girdim devran içinde,
Bugün de Al’İzzet Özkan göründüm.
***
Allah’a komş’oldum sevdim
sevildim,
Kafir iken ben Müslüman olmadan,
Kilisede papaz idim kovuldum,
Kur’an yazılmadan, ilan olmadan.
İncil okur idim, puta tapardım,
Dülger idim Lat ü Menat yapardım,
Günde üç beş tane tanrı satardım,
Küfür pazarında iman olmadan.
Hidayet erişti isbat eyledik,
Şahadet eyledik sücut eyledik,
Hakteala bir dedik inat eyledik,
Allahgilden emir ferman olmadan.
Ölüm bize düğün bayram yol olur,
Dostlar ile zehir yesem bal olur,
Çok müşküller mürşit ile hallolur,
Adam insan olmaz irfan olmadan.
Çirkin imiş ahretteki kolcular,
Haber verdi bize gelen elçiler,
Veliler nebiler ulu yolcular,
Gitmez Al’İzzet’e mihman olmadan.
***
Arzuhalim iyi oku Sübhan’ım,
Eşkiyalar yurdu oldu yurdumuz.
Tilki kovdu ülkesinden aslanım,
Kedi oldu aslanımız kurdumuz.
Canavarı çoban ettik sürüye,
Hallerimiz yaman Allah koruya,
Anca Eyüp dayanır bu yaraya,
Lokman gelse çaresizdir derdimiz.
Bozul alemin düzeni tadı,
Şahanın payını kargalar yedi,
Zulumun adını hürriyet koydu,
İdam oldu yiğidimiz merdimiz.
Ölenler kurtuldu eyvah sağlara,
Şer yağmuru yağdı bu yıl dağlara,
Hırsızları bekçi ettik bağlara,
Yaman oldu hallerimiz partimiz.
Köylü can veriyor, şehirli hasta,
Her evde bir ölü var gibi yasta,
Türkler Müslümanlar demir kafeste,
Kör şeytana uydu yiğit ordumuz.
***
Oğlun kızın bacın avradın
karın,
Eline bir tas su vermez parasız.
Hem eşin hem dostun sevgili yarin,
Eğlenip yanına durmaz parasız.
Bir zengin hast’olsa çok hekim gelir,
Avrupa’dan yarasına em gelir,
Bir fakirin ölüsüne kim gelir,
Hoca bile elin vurmaz parasız.
Bir arzuhal yazsan makama varsan,
Ağlasan derdini devanı sorsan,
Ağır hasta olsan hekime varsan,
Yarene bir ilaç sürmez parasız.
Yandı adaletin evi köşesi,
Şimdi ürüşvetin işler şişesi,
Hacısı hocası beyi paşası,
Allah için bir iş görmez parasız
***
Ta anadan dogma meroglu merdim
Kahpe kari gibi baci degilim
Korkmayiz tilkiden kurdoglu kurdum
Kapi kapi gezen böcü degilim
Kitmir gibi Yediler`e yar oldum
Hü dost dedik bir magraya sir oldum
Ismail`i kurban ettim nur oldum
Koyun aslindanim keçi degilim.
Ne seytan taslariz ne eli(?) derim
Ne helalzadeyim ne haram yerim
Koyu Bektasiyim Ali`ye yarim
Allah sahit ben yalanci degilim.
Gerçek erenleriz yolda çokluguz
sehit torunuyuz gazi ogluyuz,
Ehl-i Beyt`in partisine bagliyiz
Bal serbeti olduk aci degilim.
Al`izzet canimiz canana caba
Sefaat memuru Hak Al-i Aba
Gönlümüz Beytullah evimiz Kabe
Mekke`yi dolasan haci degilim.
***
Dağlara komşu oldum, kuşlara
yuva
Mecnun gibi hayran etti aşk beni
Kerem gibi yalın ayak yollarda
Yaktı yaktı büryan etti aşk beni
Kimi âşık kimi derviş dediler
Kimi doğru yola girmiş dediler
Kimi hayın, hırsız, sarhoş dediler
Yıktı yıktı viran etti aşk beni
Kimi deli dedi, kimi budala
Ne çare katlandı gönül her hala
Tutuben yakamdan verdi tellala
Aldı sattı seyran etti aşk beni
Kime derdim yansam beni kınıyor
Ağlamazsam ciğerlerim yanıyor
Al'İzzet'i gören deli sanıyor
Soyundurdu üryan etti aşk beni
***
Bir Allah''ı tanıyalım
Ayrı gayrı bu din nedir?
Senlik benliği nidelim
Bu kavga döğüş kin nedir?
Issız dünyayı doldurdu,
Kendini kula bildirdi,
Kâabil Hâabil''i öldürdü
Orta yerdeki kan nedir?
İbrahim Kâbe''yi kurdu,
Nemrud ateşe buyurdu,
Hak sevdiğim kayırdı
Yanmaz ateş suzan nedir?
Yanmadı Davud''un eli,
Zaptetmişti cümle ili,
Süleyman''ın türlü dili
Kuşlar bilir per, cin nedir?
Hak Yusuf''a nazar etti,
Kardeşleri kuyuya attı,
Züleyha peşinden tuttu,
Aşk içinde bühtan nedir?
Musa Tevrat''a hak dedi,
Firavun aslı yok dedi,
İsa İncil''e bak dedi
Sonra gelen Kur''an nedir?
Birçok mezhepler kurdular,
Halkı türlü korkuttular,
Hilâfet davasın sürdüler,
Bu geçimsiz sultan nedir?
Geçim için aldattılar,
Ham yemeğe bal kattılar,
Çoklarını aldattılar
Hani huri gılman nedir?
Gel bu söze hak diyelim,
Yalanları çok diyelim,
Ya Allah''ı yok diyelim
Şu yer gök ay ü gün nedir?
Ali İzzet batın ilmine
Nedir Cebrail Emin''e,
İnan Rabbil''alemin''e
Bu gâvur Müslüman nedir
***
Kader torbasına elim uzattım
Tecelli kâğıdım karalı çıktı
Ömür defterine bir yol göz attım
Dertlerim içinde sıralı çıktı
Uğradığım pınar baştan kuruyor
Kader lamba yakmış beni arıyor
Kime iylik etsem bir taş vuruyor
Dostum düşman oldu ileri çıktı
Kader beni kaptan kaba aktardı
Kosa* idi bu dert bana yeterdi
Evvel bağımızda bülbül öterdi
Şimdi baykuş kondu haralı çıktı
Al’İzzet’i böyle kader ne yapsın
Böyle gelmiş böyle gider ne yapsın
Hasta can veriyor doktor ne yapsın
Ciğer parça parça yaralı çıktı
***
Mühür gözlüm seni elden
Sakınırım kıskanırım
Uçan kuştan esen yelden
Sakınırım kıskanırım
Kavumundan akrabandan
Kardeşinden öz babandan
Seni doğuran anandan
Sakınırım kıskanırım
Beşikte yatan kuzundan
Hem oğlundan hem kuzundan
Ben seni senin gözünden
Sakınırım kıskanırım
Havadaki turnalardan
Su içtiğim kurnalardan
Geyindiğim sırmalardan
Sakınırım kıskanırım
Al'İzzeti ancalardan
Elindeki goncalardan
Yerdeki karıncalardan
Sakınırım kıskanırım
***
Şu sazıma bir düzen ver
Teller de muradın alsın
Gel beni bir tenhada gör
Diller de muradın alsın
Elinden tutup gezelim
Harman döşe gül dizelim
Kalem ver adın yazalım
Eller de muradın alsın
Uğra bir gün bizim köye
Sana bakam doya doya
Dağ ceylanı in ovaya
Çöller de muradın alsın
Kehribar benler gerdana
Düzen düzmüş tane tane
Bazı bazı çık seyrana
Yollar da muradın alsın
Ali İzzet görüşelim
Bugün bayram barışalım
Aç göğsünü sarışalım
Kollar da muradın alsın
***
Güzeller güzeli çarşıya çıkma
Çok sağlar mezara sokar gözlerin
Allah’ın seversen hışm ile bakma
Korkarım cihanı yakar gözlerin
Avrupa düveli hep verse malın
Kan dökerim yine vermem bir telin
Sakın camilere uğratma yolun
Çok namaz bozdurur çıkar gözlerin
Atatürk bakışlım ey kılıç kaşlım
Altın top yanaklım bir hoş gülüşlüm
Gümüş tepsi döşlüm çiçek kokuşlum
Yaz gülleri gibi bakar gözlerin
Ağ yüzüne kara benler ekilmiş
Sanki gökten yere yıldız dökülmüş
Al’İzzetî sorgulara çekilmiş
İdamına ferman okur gözlerin
***
Güzele bakması çok sevap derler
Güzellere güzel bakmak güzeldir
Güzel yar sevenler cennetlik olur
Güzelinen yola gitmek güzeldir
Güzelin gün doğar güzel kaşında
Güzelin inci var güzel dişinde
Güzelinen güzel masa başında
Güzel güzel lokma yemek güzeldir
Güzelinen güzel gezmek ne güzel
Güzel adın güzel yazmak ne güzel
Güzelinen bade süzmek ne güzel
Güzelin elinden öpmek güzeldir
Güzelin nur damlar yanaklarından
Güzelin bal akar dudaklarından
Güzelin güzel tut parmaklarından
Güzellere hizmet etmek güzeldir
Güzellere bakan gözler ağrımaz
Güzel seven ölür ama çürümez
Ali İzzet güzellerden farımaz
Güzelleri candan sevmek güzeldir